Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DA': Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
DA' MÂ KEDER: Keder veren şeyi bırak.
DÂ': (C: Edvâ) Maraz, hastalık.
Meşakkat, zahmet.
DA': Def'etmek, kovmak. Terketmek.
DA'AT: Horluk, zelillik.
DA'BEL: Kurbağa yumurtası.
Güçlü, kuvvetli deve.
DA'CA': Gözü çok siyah ve büyük olan kadın. (müz: Edac)
DA'CELE: Gitmekte ve gelmekte tereddütlü olmak.
DA'D: Husumet, düşmanlık.
DA'DA: Aklı ve fikri olmayan kişi.
Her nesnenin zayıfı.
DA'DA': "Güzel dur" mânasına gelir ve düşecek ve dayanacak yerde söylenir.
DA'DAA: Koyunu ve keçiyi çıkarıp sürmek.
Sallamak.
Bir kimseye "güzel dur" demek.
Miktarı çok olsun diye depretip çevirmek ve doldurmak.
DA'DAA: Yakmak. Yıkmak.
Hor ve zelil etmek.
Perâkende etmek.
DA'FAK: Bol ve geniş olan şey. Vâsi.
DA'K: Ovmak.
Bir şeyi yumuşatmak.
DA'KE: Deve sürüsü.
DA'KESE: Mecusiler oyunundan bir oyun. ("destibend" de derler.)
DA'L: İçmek, şirb.
DA'S: Titremek.
Zayıf olmak, zayıflamak.
DA'S: Cimâ etmek.
Süngü ile vurmak.
Az olan nesne ve eser.
DA'SA: Güneşten çok ısınan yumuşak, çukur yer.
DA'SA: Yumuşak yer.
DA'SERE: Yıkmak.
DA'ŞERE: Yıkmak.
DA'VÂ: Takib edilen fikir, iddia.
Bir kimsenin hakkını aramak üzere mahkemeye müracaat etmesi.
Hakkı olanın iddia etmesi. Kendini haklı görüp veya zannedip üstün fikirlilik iddia etmek.
Mes'ele.
İnat. Ayak diremek.
Cenab-ı Hak'tan hayır ve rahmet dilemek.
Bir kimseyi bir şeye sevketmek.
Birisinin hâkimin huzurunda başka birisinden hak istemesi.
DA'VÂ-YI HALK: Yaratmak iddiasında bulunmak, halk etmeyi, yaratmayı dâva etmek. (Kâinatta hiçbir kimse da'vâ-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Halk eden ancak Cenab-ı Hak'tır.)(Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmıyan kimse, kâinatta dâva-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira her şey, her şeyle bağlıdır. H.)
DA'VÂ-YI NÜBÜVVET: Peygamberlik dava etmek. Peygamber olduğunu ilân etmek.
DA'VAT: (Duâ. C.) Duâlar, niyazlar, çağırışlar. (Bak: Ed'iye)
DA'VET: Çağırma. Ziyafet. Duâ.
Bir fikri kabul ettirmek için deliller söylemek.
DA'Z: Cimâ etmek.
DA'Z: Noksanlaştırmak.
DA'Z: Def'etmek, kovmak.
Nikâh etmek.
İçerisinde 'DÂ'' geçenler
İçerisinde 'DÂ'' geçen ifade bulamadık
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...