Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DÂHİYE: Hârikulâde zekâ ve fetanet sahibi.
Âfet, belâ, musibet. Kazâ. Emr-i azîm. Büyük iş ve hâdise.
DÂHİYE-İ DEHYÂ: Çok büyük belâ, musibet.
DÂHİYE-İ EDEB: Edebiyatta dâhi olan, eşine az rastlanan büyük edib.
DÂHİYE-İ HARB: Çok becerikli büyük kumandan.
DÂHİYE-İ HİLKAT: Yaradılıştan dâhi olan. Hârika.
İçerisinde 'DÂHİYE' geçenler
DÂHİYE-İ DEHYÂ: Çok büyük belâ, musibet.
DÂHİYE-İ EDEB: Edebiyatta dâhi olan, eşine az rastlanan büyük edib.
DÂHİYE-İ HARB: Çok becerikli büyük kumandan.
DÂHİYE-İ HİLKAT: Yaradılıştan dâhi olan. Hârika.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DÂHİYE-İ DEHYÂ : Çok büyük belâ, musibet.
DAHİ : Eşine ender rastlanır, hârikulâde zekâ, fatanet ve hikmet sâhibi.
DAH : f. Hizmetçi, uşak, cariye. * On (10). Aşer. * Korkak. Alçak, aşağılık, âdi kimse.
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...