Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DÂR-ÜN NEDVE: | Müslümanlıktan evvel, Kureyş kabilesinin münakaşalar için toplandığı bir yerin adı olup, Kusey ibn-i Kilâb tarafından kurulmuştur. (Sonradan Hz. Muhammed'e (A.S.M.) karşı bulunanların toplanmalarından dolayı fesat ve münafıkların toplandıkları yer mânâsına kullanılmaya başlanmıştır.) |
| İçerisinde 'DÂR-ÜN NEDVE' geçenler | |
| İçerisinde 'DÂR-ÜN NEDVE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DÂR-ÜL AMÂN : | Sığınılacak, korunulacak yer. |
| DÂR-I BEKA : | f. Âhiret. Bâki olan yer. (Mâdem dünyada hayat var, elbette insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını su-i istimâl etmeyenler, Dâr-ı Beka'da ve Cennet-i Bâkiye'de hayat-ı bâkiyeye mazhar olacaklardır. L.) |
| DÂR : | Yer, mekân, konak. |
| DA' : | Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ: |