| Kelime | Anlam |
|---|
| DÛN: | Aşağı, alçak. Kolay. Zayıf. Gölgeli. Aşağılık. Altta, aşağıda. |
| DÛN: | Gayrı, diğer, maadâ. |
| DUNAK: | Nezle. |
| DUNE: | Hastalık. |
| DUNEHU HART-ÜL KATAT: | "Elini dikenli ağaç üzerine çekmek, ondan daha kolay." meâlinde bir tabirdir. |
| DUN-HİMMET: | Gayretsizlik, himmetsizlik. (Bak: Himmet.) |
| DÛN-PERVER: | f. Kötü kimseleri koruyan, alçak kişileri muhafaza edip onların ilerlemelerine yardımcı olan. |
| İçerisinde 'DÛN' geçenler |
|---|
| DUNAK: | Nezle. |
| DUNE: | Hastalık. |
| DUNEHU HART-ÜL KATAT: | "Elini dikenli ağaç üzerine çekmek, ondan daha kolay." meâlinde bir tabirdir. |
| DUN-HİMMET: | Gayretsizlik, himmetsizlik. (Bak: Himmet.) |
| DÛN-PERVER: | f. Kötü kimseleri koruyan, alçak kişileri muhafaza edip onların ilerlemelerine yardımcı olan. |
| GERDUN: | f. Dünyâ, felek. * Dönen, dönücü, devreden, çevrilen. |
| GERDUNE: | f. Araba, otomobil. |
| GERDUNE-İ İCLAL: | Saltanat arabası. |
| GERDUN-MÎNA: | f. Gök, sema, asuman. |
| GERDUN-SİRİŞT: | f. Mağrur, gururlu, kibirli kimse. * Zâlim, gaddar, kan dökücü. * Tenbel, uyuşuk. |
| HADUN: | Memesinden biri diğerinden uzun olan koyun. |
| HÂMİDÛN: | (Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler. |
| HAMMADUN: | Çok hamdedenler. Çok çok şükür ve duâ edenler. |
| LÜDUNE: | Yumuşaklık. |
| MA-DUN: | Aşağı. Alt. Alt derece. |
| MAKDUNİS: | Maydanoz. |
| MEVDUNE: | (Mevzune) Altın, inci veya elmasla işlemeli şey. Murassa. |
| MUHALLEDÛN: | Bâki ve dâimî olanlar. * Dâimî surette Cennet'te kalacak olanlar. |
| MUVAHHİDÛN (MUVAHHİDÎN): | Muvahhidler. Bir Allah'a inanıp, birliğe çalışanlar. Birleyici olanlar. |
| PERENDUN: | f. Evvelki gece. |
| ŞÜDUN: | Kavi ve kuvvetli olmak. * Terbiyeden müstağni olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| DUNAK : | Nezle. |
| DU' : | (C.: Ezvâ-Zayân) Erkek baykuş. |