Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DÜF: | (C.: Düfuf) Def. |
| DÜF'A: | (C.: Difâ) Çok çabuk akan su. |
| DÜFAK: | Bir şeyin dolu olması. |
| DÜFFA': | Büyük sel. |
| DÜFN: | Gömülmüş kuyu. |
| DÜFUK: | Atılmak. Dökülmek. |
| İçerisinde 'DÜF' geçenler | |
| DÜF'A: | (C.: Difâ) Çok çabuk akan su. |
| DÜFAK: | Bir şeyin dolu olması. |
| DÜFFA': | Büyük sel. |
| DÜFN: | Gömülmüş kuyu. |
| DÜFUK: | Atılmak. * Dökülmek. |
| TERADÜF: | Birbiri peşinden gitmek. * Edb: İki veya daha fazla kelimenin aynı mânada olması. |
| TESADÜF: | Rastgelme. Bir şey kendiliğinden olma. Tedbirsiz meydana gelme. (Bak: Delil-i inayet) |
| TESADÜFEN: | Tesadüf olarak, rastgele. |
| TESADÜFÎ: | Rastgele. Tesadüf olarak. Tedbirsiz meydana gelmek suretiyle. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DÜF'A : | (C.: Difâ) Çok çabuk akan su. |
| DÜRBÎN : | Uzaktan gören, dürbün. |