Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DÜMA: (Dümye. C.) Suretler. Küçük putçuklar.
DÜMA': Hastalık veya ihtiyarlık sebebiyle gözden akan yaş.
Bahar günlerinde üzüm çubuğundan akan su.
DÜMAC: Çok sağlam nesne.
Gizli örtülü olan şey.
DÜMAN: Yemişin çürüklü olması.
Ekine su düşüp, kesilmek.
DÜMASİR: (Demser) İnişi yumuşak olan yer.
Etli, büyük deve.
İçerisinde 'DÜMA' geçenler
DÜMA': Hastalık veya ihtiyarlık sebebiyle gözden akan yaş. * Bahar günlerinde üzüm çubuğundan akan su.
DÜMAC: Çok sağlam nesne. * Gizli örtülü olan şey.
DÜMAN: Yemişin çürüklü olması. * Ekine su düşüp, kesilmek.
DÜMASİR: (Demser) İnişi yumuşak olan yer. * Etli, büyük deve.
MERDÜMAN: (Merdüm. C.) f. İnsanlar, kişiler, adamlar.
ŞADÜMAN: (şâd-mân) f. Mesruriyet, sevinçlilik. * Mesrur, bahtiyar.
ŞADÜMAN: (Şâd-mân) f. Mesruriyet, sevinçlilik. * Mesrur, bahtiyar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DÜMA' : Hastalık veya ihtiyarlık sebebiyle gözden akan yaş. * Bahar günlerinde üzüm çubuğundan akan su.
DÜM : f. Kuyruk.
DÜRBÎN : Uzaktan gören, dürbün.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...