Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DİDAR: | f. Mülâkat, görüş. Görünme. Yüz. Çehre. Görüş kuvveti, göz. Açık, meydanda. |
| DİDAR-I HÜRRİYET: | Hürriyetin güzel yüzü. |
| DİDAR-I PÂK: | Temiz yüz. |
| İçerisinde 'DİDAR' geçenler | |
| ÂŞIK-I DİDÂR-I PÂK: | Temiz yüzün âşıkı. * Edb: Evvelce ordularda, kışlalarda, köy odalarında ve mahalle kahvelerinde gerek kendinin, gerek başkalarının sözlerini sazla dile getiren kimse; halk şâiri. |
| BE-DİDAR: | f. Görünür olmak, kendini göstermek. Meşhur. Namdar. |
| DİDAR-I HÜRRİYET: | Hürriyetin güzel yüzü. |
| DİDAR-I PÂK: | Temiz yüz. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DİDAR-I HÜRRİYET : | Hürriyetin güzel yüzü. |
| DİDA' : | Devenin şiddetle yelmesi ve sıçraması. * Ay sonu. |
| Dİ : | f. Dün, dünkü gün, bugünden bir evvelki gün. |