Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DİF: (C.: Edfâ) Çok hararet.
Derin duvar.
Deveden gelen fayda, menfaat.
DİFAF: Hazırlandırmak.
DİFL: Zakkum ağacı.
Katran. Zift.
DİFLA: Ağu ağacı denen ve çok acı olan nesne.
DİFNAS: Akılsız, ahmak kimse. (Müe: Difnes) DİG : f. Topraktan yapılmış tencere, çömlek.
İçerisinde 'DİF' geçenler
CENADİF: Şişman, kısa boylu kimse.
DİFAF: Hazırlandırmak.
DİFL: Zakkum ağacı. * Katran. Zift.
DİFLA: Ağu ağacı denen ve çok acı olan nesne.
DİFNAS: Akılsız, ahmak kimse. (Müe: Difnes) DİG : f. Topraktan yapılmış tencere, çömlek.
HÂDİFE: Halktan bir kısım.
İDDİFA': Isınma, ısıtma.
İDDİFA-YI MÂ': Suyun ısınması.
İDDİFAN: Kölenin, efendisinin yanından kaçması.
İNDİFA: Def olma. * Meydana çıkma. Yerden fışkırma. * Söze girişme. * Geri çekilme. * Başlama. * Teveccüh eyleme. * Yer yer baş gösterme.
İNDİFA-İ BÜRKANÎ: Volkan püskürüğü, yanardağdan çıkan lâvlar.
İNDİFAÎ: Püskürme ile alâkalı. * Püskürük.
İNDİFAK: (Su) birdenbire ve şiddetle dökülme.
İNDİFAK-I NEHR: Nehrin şiddetle dökülmesi.
MECADİF: (Micdâf. C.) Kayık veya sandal kürekleri.
MENADİF: (Mindef. C.) Hallaç yayları.
MİNDİF: Atılmış pamuk.
MÜRADİF: Diğer bir kelime ile mânâsı bir, eş ve aynı olan. * Refik, yoldaş.
MÜRTEDİF: Arkasından giden, ardına düşen. * Hayvana binen kimsenin ardına binen.
MÜSADİF: Rastlayan, tesadüf eden.
MÜSTEHDİF: (Hedef. den) Hedef tutan. Hedef tutulan. Hedef gibi dikilip duran.
MÜTERADİF: Birbirine bağlı, tâbi olan. Birbirinin ardınca giden. * Gr: Yazılışı ayrı, fakat mânası aynı olan kelime.
MÜTESADİF: Tesadüf eden, rastgelen. Karşılaşan.
MÜTESADİFÎN: (Mütesadif. C.) Rastgelenler, tesadüf edenler.
NEDİF: Atılmış, hallaçlanmış pamuk. Yün.
RADİF: Binicinin ardına binen kişi.
RADİF: Kızmış taşla ısıtılan süt. * Kızmış taş üzerine pişirilen et. (Merzuf da derler.)
RADİFE: Kıyametteki ikinci Sur'un ismi. (O'nunla bütün ölüler hayat bulurlar.)
REDİF: Arkadan gelen, birisinin ardından giden. * Birbiri ardınca zuhur etmek. * Terhis olup ihtiyata geçen asker. * Edb: Beytin sonunda kafiyeden sonra tekrarlanan kelime.
SEDİF: Deve hörgücü. * Her canlının sırtı.
ŞİMENDİFER: Fr. Demir yolu katarı, tren. * Demir yolu.
TENDİF: Yün ve pamuk atmak.
TERDİF: (C.: Terdifât) (Redf. den) Peşinden ardı sıra yürütme.
TERDİFEN: Arkasından yürüterek. Katarak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DİFAF : Hazırlandırmak.
Dİ : f. Dün, dünkü gün, bugünden bir evvelki gün.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...