Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DİME: (C.: Diyem) Gündüz veya gecenin üçte biri miktarı ile tam gün kadar sürebilen, gürleme ve yıldırımı, olmayan yağmur.
DİMEN: Süprüntülükler. Mezbele. Gübre. Fışkı.
İçerisinde 'DİME' geçenler
BENDİME: f. Elbise yakasına ve kollarına açılan küçük delik. * Düğme, ilik.
DEMEŞK (DİMEŞK): Şam şehri. * Yürüğen kuvvetli, seri deve.
DİMEN: Süprüntülükler. Mezbele. Gübre. Fışkı.
EZMİNE-İ KADİME: Eski zamanlar.
HADİME: (Hâdim. den) Kadın hizmetçi.
HADÎME: Su içinde eriyince pişmiş olan buğday.
HEYÂKİL-İ KADÎME: Eski heykeller.
HÜKEMÂ-İ KADİME: Eski filozoflar.
KADİME: Ordunun ileri karakolu. * Kuşun kanadının ön tarafındaki uzun tüyleri.
KADÎMEN: Eskiden beri. Kadim olarak.
MUKADDİME: Evvel gelen. Öne geçen. Her şeyin evveli. * Bir kitapta asıl maksada başlamadan evvel kitapda olan bahisler hakkında ve kitabın muhteviyatına dâir yazılan makale, önsöz. * Alın. Nâsiye. Alındaki perçem.
MUKADDİME-İ KÜBRÂ: Büyük başlangıç.
NEDİME: Kadın nedim. * Zengin veya şerefli, itibarlı bir kadının arkadaşı.
TAKDİME: (C.: Tekadim) Kendisinden üstün kişiye sunulan armağan, hediye. * Takdim.
TAKDİMEN: Takdim ederek, öne geçirerek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DİMEN : Süprüntülükler. Mezbele. Gübre. Fışkı.
DİM : f. Yüz, yanak, çehre, surat.
Dİ : f. Dün, dünkü gün, bugünden bir evvelki gün.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...