Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DA'VÂ: | Takib edilen fikir, iddia. Bir kimsenin hakkını aramak üzere mahkemeye müracaat etmesi. Hakkı olanın iddia etmesi. Kendini haklı görüp veya zannedip üstün fikirlilik iddia etmek. Mes'ele. İnat. Ayak diremek. Cenab-ı Hak'tan hayır ve rahmet dilemek. Bir kimseyi bir şeye sevketmek. Birisinin hâkimin huzurunda başka birisinden hak istemesi. |
| DA'VÂ-YI HALK: | Yaratmak iddiasında bulunmak, halk etmeyi, yaratmayı dâva etmek. (Kâinatta hiçbir kimse da'vâ-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Halk eden ancak Cenab-ı Hak'tır.)(Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmıyan kimse, kâinatta dâva-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira her şey, her şeyle bağlıdır. H.) |
| DA'VÂ-YI NÜBÜVVET: | Peygamberlik dava etmek. Peygamber olduğunu ilân etmek. |
| DA'VAT: | (Duâ. C.) Duâlar, niyazlar, çağırışlar. (Bak: Ed'iye) |
| İçerisinde 'DA'VÂ' geçenler | |
| İçerisinde 'DA'VÂ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DA' : | Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ: |