Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DABİ': Yere yapışan, yere yapışıcı.
DABİ: Kül, ramâd.
DABİB: Akmak. Seyelân etmek.
DABİE: Kişinin çoluk çocuğu.
DABİR: Arka, kök, nihâyet. Son, âhir.
Bir nişandan geçen ok.
DABİRE: Askerin bozulması.
DÂBİRET-ÜL İNSAN: İnsanın ökçe siniri.
DÂBİRET-ÜT TUYUR: Kuşların, ayakları arasındaki parmak.
İçerisinde 'DABİ' geçenler
DABİ': Yere yapışan, yere yapışıcı.
DABİB: Akmak. Seyelân etmek.
DABİE: Kişinin çoluk çocuğu.
DABİR: Arka, kök, nihâyet. Son, âhir. * Bir nişandan geçen ok.
DABİRE: Askerin bozulması.
DÂBİRET-ÜL İNSAN: İnsanın ökçe siniri.
DÂBİRET-ÜT TUYUR: Kuşların, ayakları arasındaki parmak.
HUDABİN: Hakkı ve hakikatı gören. Cenâb-ı Hakk'ı tanıyan.
KUVVE-İ SEBUİYE-İ GADABİYE: Zararlı şeyleri def'e sevkeden his ve kuvvet.
TEDABİR: (Tedbir. C.) Tedbirler, çareler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DABİ' : Yere yapışan, yere yapışıcı.
DAB : f. şan ve şeref, haysiyet.
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...