Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DAD: | Osmanlı alfabesinin onyedinci harfidir. Ebced hesabında sekizyüz sayısına karşı gelir. |
| DÂD: | f. Adâlet. Hak, doğruluk. İnsaf. Vergi, ihsan, atiyye. Ömür. Sızlanma. (Adâletle dâd arasında fark vardır; adâlet, binefsihi adâlet edip zulmetmemektir. Dâd ise, başkasının zulmünü def ve izâle eylemektir. L.R.) |
| DÂD-I HAK: | Hak vergisi, Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanı. |
| DÂD-I HAK RÂ KABİLİYYET ŞART NİST: | Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanında kabiliyyet şart değildir. |
| DÂD U SİTED: | Alış veriş. |
| DAD: | Doldurmak. |
| DAD: | Oyun, lehv. |
| DADA: | f. Halayık. Çocuk bakıcı. Dadı. |
| DADAN: | Kesmez kılıç. Fakir, muhtaç kişi. |
| DADAR: | f. Allah (C.C.) Adaletli, âdil, doğru olan hükümdar. |
| DADAŞ: | Delikanlı, babayiğit kimse. Erkek kardeş. |
| DÂD-ÂVER: | f. Doğru, adaletli. |
| DÂD-BAHŞ: | f. Hakkı yerine getiren, adaletli. |
| DÂDE: | f. Verilmiş, vergi. |
| DÂDEN: | f. Vermek. |
| DÂDENDER: | f. Erkek üvey kardeş. |
| DÂDER: | f. Karındaş, kardeş, birâder. |
| DÂDER-ENDER: | f. Üvey kardeş. |
| DÂDGÂH: | Adliye. Hak yeri, adâlet yeri. |
| DÂD-GER: | f. Doğru, insaflı. |
| DADH: | Yemen baklası. |
| DÂDHAH: | f. Adalet isteyen. |
| DÂDİSTAN: | f. Bir işte ortak olma. Bir işe razı olma. |
| DÂDRAD: | f. Allah (C.C.), Cenab-ı Hak. |
| DÂD-RES: | f. Yardımcı, yardıma yetişen. |
| DÂD-I HAK RÂ KABİLİYYET ŞART N: | Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanında kabiliyyet şart değildir. |
| İçerisinde 'DAD' geçenler | |
| ÂBÂ VE ECDÂD: | Analar, babalar, dedeler. |
| A'DAD: | (Adud ve Adad. C.) Bazular. Kollar. * Havuzun çevre kenarına konan taş. |
| A'DAD: | İnce ve kısa kollu adam. |
| A'DAD: | (Aded. C.) Adetler. Sayılar. |
| AZDAD: | (Bak: Ezdâd) |
| BA-DAD: | f. Adaletli, âdil, sâdık, doğru. |
| BAĞDADÎ: | Bağdad şehrine mensub. Bağdad ahalisinden olan. Bağdadlı. * Dar, ensiz tahta pervazlarından yapılmış ve üstü sıvanmış bölme veya tavan. |
| BAHT-I BÎDÂD: | Kötü şans, insafsız tâlih. |
| BAMDAD(AN): | f. Sabah, sabahleyin, seher vakti. Tan yeri. |
| BAMDADÎ: | f. Seher vakti, erken. |
| BEDÂD: | Gözükme, zahir olmak. * Sayış, sayma. * Fırka. * Savaşacak akran. * Nasib, hisse, pay. |
| BEDÂDÂN: | Eyerin iki yanı. |
| BIDADA: | Derinin nazik ve yumuşak olması. |
| BÎ-DAD: | Zâlimlik. Zulüm. İşkence. Adaletsizlik.Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hakikat.Çalış, kalbi kaldır muktedirsen âdemiyyetten. |
| BÎ-DADGER: | f. Gaddar, zâlim, hain. |
| BÎ-DADGERÎ: | f. Gaddarlık, hainlik, zâlimlik. |
| BÎ-DADÎ: | Adaletsizlik. Zâlimlik. |
| BÎ-İDAD: | Sayısız. * Eşsiz, benzersiz. * Denksiz. |
| BÜDAD: | Nasip, hisse, pay. * Nihayet, son. |
| BÜNDAD: | f. Temel. Binanın esası. * Destek, payanda. Duvar, set. |
| CANDADE: | f. Bir şeye candan bağlanmış. Can vermiş, candan bağlanan. |
| CEM-İ EZDAD: | Birbirine zıd şeylerin bir arada bulunması. |
| CİDAD: | Hurma kesecek vakit. |
| CÜDAD: | Çulha yumağı. * Eski kaftan. * Küçük ağaç. |
| CÜNEYD-İ BAĞDADÎ: | (Hicri: 207-298) Şafii Hz.lerinin talebesinden ders almıştır. Zamanın kutbu sayılmıştır. 30 defa yaya olarak hacca gitmiştir. Büyük velilerdendir. (K.S.) |
| DÂD-I HAK: | Hak vergisi, Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanı. |
| DÂD-I HAK RÂ KABİLİYYET ŞART NİST: | Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanında kabiliyyet şart değildir. |
| DÂD U SİTED: | Alış veriş. |
| DADA: | f. Halayık. Çocuk bakıcı. Dadı. |
| DADAN: | Kesmez kılıç. * Fakir, muhtaç kişi. |
| DADAR: | f. Allah (C.C.) * Adaletli, âdil, doğru olan hükümdar. |
| DADAŞ: | Delikanlı, babayiğit kimse. * Erkek kardeş. |
| DÂD-ÂVER: | f. Doğru, adaletli. |
| DÂD-BAHŞ: | f. Hakkı yerine getiren, adaletli. |
| DÂDE: | f. Verilmiş, vergi. |
| DÂDEN: | f. Vermek. |
| DÂDENDER: | f. Erkek üvey kardeş. |
| DÂDER: | f. Karındaş, kardeş, birâder. |
| DÂDER-ENDER: | f. Üvey kardeş. |
| DÂDGÂH: | Adliye. Hak yeri, adâlet yeri. |
| DÂD-GER: | f. Doğru, insaflı. |
| DADH: | Yemen baklası. |
| DÂDHAH: | f. Adalet isteyen. |
| DÂDİSTAN: | f. Bir işte ortak olma. * Bir işe razı olma. |
| DÂDRAD: | f. Allah (C.C.), Cenab-ı Hak. |
| DÂD-RES: | f. Yardımcı, yardıma yetişen. |
| DEST-İ İSTİBDAD: | İstibdadın verdiği azap, istibdadın eli. |
| DESTE-DAD: | f. El veren, yardım eden. |
| DESTE-DAD-I TESLİM: | f. Teslim elini veren, itaat eden, uyan. |
| DİL-DADE: | f. Gönül vermiş, âşık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DÂD-I HAK : | Hak vergisi, Cenab-ı Hakk'ın lütf u ihsanı. |
| DA' : | Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ: |