Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DÂHİL: İçeri. İç. İçinde. İçeri girmiş.
DAHÎL: Yabancı, sığınan, sığınmış. Muhacir.
Birisinin içyüzü, niyet ve mezhebi. Dâhil ve içerde. Birisinin bütün gizli ve sırlı işlerine vâkıf olan dost ve hemdemi.
Evvelâ alâkasız olup sonradan bir cemaate dâhil olan.
Edb: Başka bir dilden olup, sonradan diğer bir dile geçen kelime.
Tıb: Vücud âzalarında birbirine girmiş ve sokulmuş olan mafsallar.
DAHİL: (Bak: Dahl-Dehal) Girmek, karışmak. Dokunmak. Taarruz etmek, müdâhale eylemek.
DAHİL: Hayrette kalan kimse.
DAHİLE: (C.: Devâhil) Bir şeyin içi, içyüzü.
DAHİLEK: Yalvarırım, sana sığınırım, sana güvenirim (meâlinde.)
DAHİLEN: İçten, içerden, dâhilden.
DAHİLİYE NAZIRI: İçişleri Bakanı.
İçerisinde 'DAHİL' geçenler
A'ZA-YI DÂHİLİYE: İç organlar.
DAHİLE: (C.: Devâhil) Bir şeyin içi, içyüzü.
DAHİLEK: Yalvarırım, sana sığınırım, sana güvenirim (meâlinde.)
DAHİLEN: İçten, içerden, dâhilden.
DAHİLİYE NAZIRI: İçişleri Bakanı.
DEVAİR-İ MÜTEDAHİLE: İç içe daireler.
EMRAZ-I DAHİLİYE: Dahilî hastalıklar, iç hastalıkları.
HAREKET-İ DÂHİL: Tar: Kanuni Sultan Süleyman zamanında Süleymaniye medreselerinin binasından sonra onikiye çıkarılan tarik-i tedris (okutma yolu) silsilesinin dördüncü mertebesindeki müderrislerine verilen bir ünvandır.
İBTİDA-İ DÂHİL: Tar: Medreselerden orta tahsili verenler.
İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE: Bir istihkâmın iç tarafında, icab ettiği zaman yapılan müstakil sığınaklar.
İSTİHLÂKAT-I DÂHİLİYE: Dâhilî sarfiyat. Memleket içi harcamalar.
MA'MULÂT-I DÂHİLİYE: Dâhilî mamulat. Memlekette yerli olarak yapılan şeyler.
MEDAHİL: (Medhal. C.) Girişler. Girilecek yerler.
MÜDAHİL: Dâhil olan. İçeri giren. El atan. Müdahale eden. Karışan.
MÜDAHİLAN: (Müdahil. C.) Karışanlar. Müdahil olanlar.
MÜDAHİLÎN: (Müdahil. C.) Müdahil olanlar, karışanlar, dâhil olan kimseler.
MÜTEDAHİL: İç içe, birbirinin içine girmiş vaziyette olan. Karışan. * Ödenmemiş, gecikmiş maaş.
NİKÂH-I DÂHİLÎ: İçerden evlenme, akrabadan kız alma.
RÜKN-Ü DÂHİLÎ: İçteki esas unsur. Namazın içindeki farz ve şart olan esas.
ÜZN-Ü DÂHİLÎ: İç kulak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DAHİLE : (C.: Devâhil) Bir şeyin içi, içyüzü.
DAHİ : Eşine ender rastlanır, hârikulâde zekâ, fatanet ve hikmet sâhibi.
DAH : f. Hizmetçi, uşak, cariye. * On (10). Aşer. * Korkak. Alçak, aşağılık, âdi kimse.
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...