Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DANE: f. Tohum, çekirdek.
Kurşun, gülle, tâne.
DANE: (Diyn. den) "İtaat etti. İtaatli oldu, boyun eğdi, aziz oldu" mânasında fiil.
DANENDE: f. Bilgin, bilen, Haberli.
İçerisinde 'DANE' geçenler
ABİDANE: f. Kul olarak, ibâdet edene yakışır surette.
AYDANE: Uzun hurma ağacı.
BARİDANE: f. Soğukça.
BEDANET: Yağlı, besili olma. Semizlik.
BEYDANE: (C.: Beydânât) Yabani dişi eşek.
BİDANET: Semizlik, besililik, yoğunluk.
CANDANE: f. Tepe ile alın arasındaki yer, bıngıldak. Beyin.
CÂVİDÂNE: f. Câvidân, ebedi, sonsuza âit, sonsuza müteallik.
DANENDE: f. Bilgin, bilen, Haberli.
DENDANE: f. Diş tanesi. * Çark vesaire dişi.
DÜR-DANE: f. İnci tanesi. * Mc: Çok güzel ve sevimli çocuk.
DÜRR-DANE: (Bak: Dürdâne)
DÜZDÂNE: f. Hırsız gibi, hırsıza yakışır şekilde, hırsızca.
FERZENDÂNE: Evlâd gibi. Evlâda yakışır surette.
GAYRET-İ MERDANE: Mertçesine gayret.
HÂCET-MENDÂNE: f. Muhtaçcasına, ihtiyaçlı olarak.
HADANE: Çocuk beslemek.
HAMİYET-MENDÂNE: f. Hamiyetlicesine. Hamiyetli olan bir kimseye yakışacak şekil ve surette.
HÂSİDANE: f. Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine.
HASUDANE: f. Kıskançlıkla, hasetçilikle, hasud olan kimseye benzer surette.
HEFT-DANE: Aşure adı verilen bir cins tatlıyı yapmakta kullanılan yedi çeşit tahıl.
HIDANE: (Bak: Hızane)
HUDANEGERDE: f. Allah göstermesin.
HURSENDANE: f. Kanaatkârâne, tokgözlülükle.
HUŞMENDÂNE: f. Akıllıca, aklı başında olarak.
İDANE: (Deyn. den) Borç, ödünç verme, ikrâz.
İDANETEN: Borç olarak, ödünç olarak, idane suretiyle.
İHLAS-MENDANE: f. Temiz yürekli kimseye yakışır şekilde, ihlaslı kişiye uygun tarzda.
İSTİDANE: (Deyn. den) Borç alma, alınma. Ödünç alma.
LÂKAYDANE: Kayıtsız ve alâkasızca. Mühimsemiyerek.
LEVENDÂNE: f. Leventçesine, hızla, süratle.
LÜDANE: Yumuşaklık.
MAHUDANE: Bir ot adı.
MERDANE: f. Erkekçesine. Merdcesine. Er'e yakışır surette. * Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. * Yufka açmağa yarıyan oklava. * Erkek ayakkabısı.
MERDANEGÎ: f. Cesurluk, yiğitlik, merdlik, erkeklik.
MES'UDANE: f. İman ehline, bahtiyar olana yakışır halde. Saadetlice. Cenab-ı Hakk'ın emrine, rızasına uygun şekilde. Sevinçli ve ferahlıkla.
MİDANEM: f. Biliyorum.
MUKALLİDÂNE: f. Benzetmeğe, taklide özenircesine. Taklid edercesine. Benzemeğe çalışırcasına.
MUTARASSIDÂNE: f. Tarassud edene yakışır şekilde.
MUTEMİDÂNE: f. Bağlanarak, güvenerek. İtimâd etmek sureti ile.
MUVAHHİDÂNE: f. Muvahhide yakışır surette.
MÜCAHİDANE: f. Mücahid bir kimseye yakışır suret ve şekilde.
MÜCEDDİDANE: f. Müceddide yakışır surette. Yenilik yapana yakışır şekilde.
MUCİDDÂNE: f. Büyük bir çalışkanlıkla. Gayret sahibi bir kimseye yakışır suret ve şekilde.
MÜFSİDÂNE: f. İfsad etmek suretiyle. Nifak meydana getirmekle. Fesadlıkla. Ara bozuculukla.
MÜLHİDÂNE: f. Dinsizce, imansızca. Mülhid olan bir kimseye yakışır şekil ve surette.
MÜRİDÂNE: f. Tarikata girmiş gibi. Aşk ve incizabla istiyerek, mürid gibi dua ederek.
MÜRŞİDÂNE: Mürşid olan kimseye yakışır şekilde.
MÜSTEBİDÂNE: f. İstibdat yaparak, müstebitçe.
MÜSTEFİDANE: f. Faydalanarak, istifade ederek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DANENDE : f. Bilgin, bilen, Haberli.
DAN : Arabca, Farsça veya bazı Türkçe kelimelerin sonuna takılarak, âlet ismi veya sıfat yapılır. Meselâ: Ateş-dan $ : Mangal. Cüz-dan $ : Cüz kabı, çanta.
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...