Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DAYE: Çocuk hizmetçisi. Çocuğa süt veren. Dadı. Mürebbi.
DAYET: Yan, taraf, cenb.
İçerisinde 'DAYE' geçenler
ÂYET-İ MÜDÂYENE: Kur'an-ı Kerim'de (Sure-i Bakara, 281. âyet) borçlu ve alacaklı hakkındaki âyet. (Bu âyet vasatî olarak bir sahife uzunluğundadır.)
BİDÂYET: Başlangıç. İlk önce. Evvel ve ibtida. İlk olarak.
BİDÂYETEN: İlk olarak.
BİDAYET MAHKEMESİ: Bu tâbir eskiden Asliye Mahkemeleri için kullanılırdı.
CEDAYE: Geyik.
DAYET: Yan, taraf, cenb.
EHL-İ HİDAYET: Hidâyette ve doğru yolda olanlar. Hidâyete erişmiş kimseler.
HİDAYE: Çaylak kuşu.
HİDAYET: Doğruluk. İslâmlık. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak.
HİDAYET-EDÂ: f. Hidayete sebeb olan. Hidayet verici.
MİNHAC-I HİDAYET: Doğru yol. Hidayet yolu.
MÜDAYENE: Borç alıp vermek. Ödünç almak ve vermek.
SİRAC-I RÂH-I HİDÂYET: Hidayet yolunun ışığı.
ŞEMS-İ HİDAYET: Hidayet güneşi. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismi.
ŞEMS-İ HİDAYET: Hidayet güneşi. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DAYET : Yan, taraf, cenb.
DA' : Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ:
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...