| Kelime | Anlam |
|---|
| DAYI: | Tunus ve Cezayir'in, Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda buraları Osmanlılara tâbi olarak idare eden kimselere verilen ünvan. Annenin erkek kardeşi. |
| DAYİB: | İtaat eden, vakarlı ve ciddi kişi. |
| DAYİBAN: | Gece ile gündüz. |
| DAYİC: | Kovayla kuyudan su çekip havuza boşaltan kimse. |
| DAYİN: | Borç veren. Alacaklı. Ödünç para veren. (Bak: Dâin). |
| DAYİNE: | (C.: Davâyin) Dişi koyun. |
| DAYİS: | (C.: Dâsse) Hırsız. |
| İçerisinde 'DAYI' geçenler |
|---|
| BEDAYİ': | (Bedi'-Bedia. C.) Yeni ihdâs olunmuş, görülmedik şeyler. Bedi'alar. |
| BEDAYİ': | (Bidâa. C.) Sermayeler, anamallar. |
| CÜDAYİ: | f. İftirak, ayrılık. |
| DAYİB: | İtaat eden, vakarlı ve ciddi kişi. |
| DAYİBAN: | Gece ile gündüz. |
| DAYİC: | Kovayla kuyudan su çekip havuza boşaltan kimse. |
| DAYİN: | Borç veren. Alacaklı. Ödünç para veren. (Bak: Dâin). |
| DAYİNE: | (C.: Davâyin) Dişi koyun. |
| DAYİS: | (C.: Dâsse) Hırsız. |
| ENDAYİŞ: | f. Yaldızlama, sıvama. |
| ENDAYİŞGER: | f. Yaldızcı, sıvacı. |
| GEDAYÎ: | f. Dilencilik. |
| HİKMET-İ BEDAYİ': | f. Güzel sanat bilgisi. Güzel san'at sevme (estetik). |
| HUDAYÎ: | f. Hudâlık, uluhiyyet. Allah'lık. * Allah'a mensub. |
| HUDAYİNABİT: | Ekilmeden biten ot veya ağaç. * Hiç bir talim ve terbiye görmemiş adam. |
| MEDAYİH: | Medhe lâyık işler ve hareketler. |
| MEDAYİH-İ BÂHİRE: | Çok açıktan birisini veya bir şeyi övmek, medhetmek. |
| MEDAYİN: | (Midyân. C.) Dâima borçlanan kimseler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| DAYİB : | İtaat eden, vakarlı ve ciddi kişi. |
| DAYE : | Çocuk hizmetçisi. Çocuğa süt veren. Dadı. Mürebbi. |
| DA' : | Arabçada "bırak" mânasına emirdir. Meselâ: |