Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DEKK: | (C.: Dekeke) Vurmak. Dökmek. Parça parça etmek. Delil. |
| DEKKE: | Ufalanmak. Pâre pâre olmak. Vurmak, döğmek. Seki, sofa. |
| DEKKEN: | Hurdahaş olmak, yerle bir olma, ufalanmak, parça, parça olmak. |
| İçerisinde 'DEKK' geçenler | |
| ASFİYA-İ MÜDEKKİKÎN: | İslâmî hakikatların tetkik ve bilinmesinde çok dikkatli ve sâdık olan büyük İslâm âlimleri. |
| DEKKE: | Ufalanmak. Pâre pâre olmak. * Vurmak, döğmek. * Seki, sofa. |
| DEKKEN: | Hurdahaş olmak, yerle bir olma, ufalanmak, parça, parça olmak. |
| MÜDEKKİK: | Dikkatle araştıran. İnceden inceye tetkik eden. En ufak gizli şeyleri bilmeğe, görmeğe çalışan. (Konuşurken ekseriyetle müdakkik denir.) |
| MÜDEKKİKANE: | f. İnceden inceye tedkik ederek, en ince noktaları, mes'eleleri de görmeğe, bilmeğe çalışarak. |
| MÜDEKKİKÎN: | (Müdekkik. C.) İnceden inceye araştıranlar, tedkik edenler. |
| MÜDEKKİR: | Teemmül eden. Düşünen, Mütezekkir. |
| MÜNDEKK: | Düz, düzleşmiş. |
| TEDEKKÜL: | Kendini büyük görmek, tekebbürlenmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DEKKE : | Ufalanmak. Pâre pâre olmak. * Vurmak, döğmek. * Seki, sofa. |
| DEK : | t. Edat olup zaman ve mekân için kullanılır. "Hatta, tâ, kadar" mânalarına gelir. Meselâ: Akşama dek çalıştım. |
| DEAİM : | (Dıâme. C.) Destekler, payandalar, direkler. |