Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DEMA: | f. Her zaman. Vaktâki. Soluk. Nefes. Hastalık sebebiyle tez tez solumak. Ürpermek. Dem. An. |
| DEMADEM: | f. Zaman zaman. An be an. Sık sık. Her vakit. |
| DEMAGOG: | yun. Demagoji yapan kimse. |
| DEMAGOJİ: | yun. Halkı kendi menfaati için okşama siyâseti. Halkın hoşuna gidecek sözlerle insanların sevgisini kazanarak kendi maksadını elde etmeğe çalışmak. Halk avcılığı. Cerbeze. |
| DEMAK: | Tipi (Kış gününde rüzgârın karı her tarafa savurmasıdır.) |
| DEMAL: | Ters. Ekşimiş hurma. |
| DEMAME: | Çirkinlik. |
| DEMAN: | f. Heyecanlı. Hiddetli, hiddete kapılmış. Vakit, zaman. An. Bağırıp çağırma, feryat, figân. Heybetli, güçlü, kuvvetli, azametli, cesim. Kükremiş. |
| DEMAN(İ): | Ters, terslik. |
| DEMANKEŞ: | f. Zaman, müddet, vakit, an. |
| DEMAR: | f. Helâk, mahv, telef, ölüm, mevt. |
| DEMAR-ÂVER: | f. İntikam alan, müntakim. Helâk eden. |
| DEMANKEŞ: | f. Zaman, müddet, vakit, an. |
| İçerisinde 'DEMA' geçenler | |
| BA'DEMA: | (Minba'd, fimâba'd) Ondan sonra. Bundan sonra. Bundan böyle. |
| BAST-I MUKADDEMAT: | Asıl maksada girmeden önce bir şeyler söyleme. |
| DEMADEM: | f. Zaman zaman. An be an. Sık sık. Her vakit. |
| DEMAGOG: | yun. Demagoji yapan kimse. |
| DEMAGOJİ: | yun. Halkı kendi menfaati için okşama siyâseti. Halkın hoşuna gidecek sözlerle insanların sevgisini kazanarak kendi maksadını elde etmeğe çalışmak. Halk avcılığı. Cerbeze. |
| DEMAK: | Tipi (Kış gününde rüzgârın karı her tarafa savurmasıdır.) |
| DEMAL: | Ters. * Ekşimiş hurma. |
| DEMAME: | Çirkinlik. |
| DEMAN: | f. Heyecanlı. Hiddetli, hiddete kapılmış. * Vakit, zaman. An. * Bağırıp çağırma, feryat, figân. * Heybetli, güçlü, kuvvetli, azametli, cesim. * Kükremiş. |
| DEMAN(İ): | Ters, terslik. |
| DEMANKEŞ: | f. Zaman, müddet, vakit, an. |
| DEMAR: | f. Helâk, mahv, telef, ölüm, mevt. |
| DEMAR-ÂVER: | f. İntikam alan, müntakim. Helâk eden. |
| DEMANKEŞ: | f. Zaman, müddet, vakit, an. |
| HADEMAT: | Hademeler. Hizmetçiler. |
| HIDEMAT: | (Bak: Hidemat) |
| HİDEMAT: | (Hizmet. C.) Hizmetler. Vazifeler. Hizmetliler. |
| HİDEMAT-I ÂMME: | Umuma ait vazifeler. Kamu görevleri. Millete fayda veren hizmetler. |
| HİDEMAT-I İMANİYE: | İmâni hizmetler. (Kur'an-ı Kerim'i ve mânâsını öğrenmeğe vesile olmak; imâni şüphelerin giderilmesine çalışmak; İslâmiyetin, hak din olduğunu isbat etmek veya isbâta vesile olmak gibi.) Görülen hizmetler. Eşyanın ve mahlukatın lisan-ı hâl ile esmâ-i İlâhiyeye ait yaptıkları tesbih ve ibadetleri. |
| HİDEMAT-I ŞAKKA: | Taş taşımak, toprak kazmak gibi, mahkûmlara yaptırılan ağır hizmetler. |
| KUDEMA: | (Kadim. C.) Kadimler. Eski büyükler. Eski adamlar. İleri gelen büyükler. Eski zamanda gelmiş olanlar. |
| MUKADDEMA: | Önce. Evvelce. Eskiden. Bundan evvel. |
| MUKADDEMAT: | (Mukaddeme. C..) Başlangıçlar. Mebde'ler. İleride bulunanlar. |
| MUKADDEMÂT-I İHZARİYE: | Bir şeyi hazırlamak için önceden yapılan işler. |
| MUSADEMAT: | Çarpışmalar. Vuruşmalar. Müsademeler. |
| MÜSADEMAT: | (Müsademe. C.) Vuruşmalar, birbirine çarpmalar. Müsademeler. |
| NÜDEMA: | (Nedim. C.) Nedimler. |
| SADEMAT: | (Sadme. C.) Vuruşlar, patlamalar. * Ansızın başa gelen belâlar. |
| TERTİB-İ MUKADDEMÂT: | Bir neticenin meydana gelmesi için lâzım olan sebeplerin sıralarına göre tertib edilmesi. Bir neticeye varılması için sırasıyla riayet edilmesi icab eden sebebler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DEMADEM : | f. Zaman zaman. An be an. Sık sık. Her vakit. |
| DEM' : | Göz yaşı. Sürurdan veya keder sebebiyle ağlama neticesi gelen göz yaşı. |
| DEAİM : | (Dıâme. C.) Destekler, payandalar, direkler. |