| Kelime | Anlam |
|---|
| DERİ: | f. Farsçanın sahihi, fasih olanı. (Kapı demek olan "der" ismi Farsça olduğu halde Arapça sayılarak müennesi "deriyye" yapılmıştır.) Havası hoş ve lâtif. Yeşilliği bol olan dağ eteği. |
| DERİÇE: | f. Küçük kapı, oyma kapı. Pencere. |
| DERİDE: | f. Yırtık, yırtılmış. |
| DERİR: | Yürügen davar. |
| DERİS: | (C.: Dirsân) Eski kaftan, eski elbise. |
| DERİYYE: | Avcıların gizlenip av gözledikleri yer. |
| İçerisinde 'DERİ' geçenler |
|---|
| AKDERİ: | Eski zamanda kağıt yerine kullanılan ve üzerine yazı yazılan deri. |
| BAHŞ-I KALENDERÎ: | Cömertçe ihsan yapma, dağıtma. |
| BEYDERÎ: | Harmancı. |
| BİRADERÎ: | f. Kardeşle ilgili. Kardeşlik. |
| CEDERÎ: | Vücutta çıkan çiçek hastalığı. |
| CÜDERÎ: | Kabarcık denilen hastalık. * Çiçek hastalığı. |
| DERİÇE: | f. Küçük kapı, oyma kapı. Pencere. |
| DERİDE: | f. Yırtık, yırtılmış. |
| DERİR: | Yürügen davar. |
| DERİS: | (C.: Dirsân) Eski kaftan, eski elbise. |
| DERİYYE: | Avcıların gizlenip av gözledikleri yer. |
| DEVDERÎ: | Kısa boylu cariye. |
| ENDERÎ: | Kalın ip, halat. * Şam yakınında bir köyün adı. * Bir dağ adı. |
| ÇEŞM-DERİDE: | f. Sıkılmaz, utanmaz, arsız. |
| HANDERİS: | Eski şarap. |
| HANDERİZ: | f. Gülüp duran, devamlı gülen. |
| IRZÂ-İ GAYR-İ MÂDERÎ: | Çocuğu hayvan sütüyle besleme. |
| IRZÂ-İ MÂDERÎ: | Çocuğu ana sütüyle besleme. |
| KADERÎ: | Kader ile alâkalı. Kader, tali' nev'inden olan. |
| KADERİYE: | "Kul, kendi yaptıklarının halıkıdır" deyip ifrat ederek Hak mezhebinden ayrılan bir dalâlet fırkası. (Bak: mu'tezile) |
| KALENDERÎ: | f. Feylesofluk; kalenderlik; dervişlik; serserilik. * Edb: Halk edebiyatı tâbirlerindendir. Halk şâirleri "mef'ulü, mefaîlü, mefaîlü, feûlün" vezninde tanzim ettikleri gazele bu adı verirler. |
| MÂDERÎ: | f. Analık. Annelik. |
| MÜNDERİC: | Yer almış. İndirac eden, derc olunan. * Bir şeyin içine konulmuş bulunan. İçinde bulunan. |
| MÜNDERİCÂT: | İçindekiler. Dercolunmuş olanlar. |
| MÜNDERİS: | İndiras eden. Eseri, izi nişânı kalmamış olan. |
| MÜNDERİSÂT: | Yıkılıp mahvolmuş olan harâbeler. |
| NA-DERİDE: | f. Delinmemiş, delik açılmamış. |
| PADERİKAL: | (Pâ-der-ikal) f. Ayağı köstekli, ayağı bağlı, hareketsiz. |
| PEDERÎ: | f. Babalık, pederlik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| DERİÇE : | f. Küçük kapı, oyma kapı. Pencere. |
| DERA : | f. Çan, çıngırak. |
| DEAİM : | (Dıâme. C.) Destekler, payandalar, direkler. |