Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
DIA: Rahat.
DIAME: (C.: Diam-Deâyim) Evin direği.
Ulu, şerif kişi, seyyid.
DIAYET: Dâvet.
DİABE: Davet.
DİAE: Şehadet parmağı.
DİAM(ET): Binaya vurulan destek, direk, payanda.
İleri gelen, makamca yüksek olan baş başkan, reis, şef.
İçerisinde 'DIA' geçenler
BADİA: Derisini ve etini yarıp kanatmış olan, fakat kanı çıkmayıp akmayan baş yarası.
BEDİA: Nâdide ve güzel, yeni icad edilmiş şey. Beğenilen ve takdir edilen çok yeni şey.
BEDİA-İ HAYALİYE: İdeal, ülkü, gaye, mefkûre.
DİABE: Davet.
DİAE: Şehadet parmağı.
DİAM(ET): Binaya vurulan destek, direk, payanda. * İleri gelen, makamca yüksek olan baş başkan, reis, şef.
HADÎA: (C.: Hadâyi') Ustalıklı bir şekilde aldatma, oyun yapma.
HADÎA: Davarın karnından gelen ses.
HADİÂNE: f. Hile ile, hile yaparak.
İDDİA: Bir şeyin müsbet veya menfiliğini ısrarla söylemek. İleri sürülen fikir. Dâva etmek. Israr etmek. İnat etmek. Haklı veya haksız bir dâvaya kalkışmak.(Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâva-yı halk ve iddiâ-yı icad edemez. Zira her şey, her şeyle bağlıdır. M.)
İDDİAEN: İddia ederek. Doğru olduğunu söyleyerek.
İDDİAÎ: İddia ile alâkalı. Şahitsiz, delilsiz ve boş söz.
İDDİAİYYAT: (İddiaî. C.) İddia ile ilgili. Şahidi olmayan sözler.
İDDİAM: (Diam. dan) Payanda dayamak.
İDDİANAME: Müddei umuminin (savcının), iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı. (Ceza işlerinde hazırlık tahkikatının neticesi, davasının açılması için kâfi olduğu anlaşılırsa savcı bu dâvayı, ya ilk tahkikatın açılması hakkında sorgu hakimine bir talepname veya doğrudan doğruya mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle açar. Savcının bu suretle davayı açtığını bildiren yazısına iddianame denir. (O.T.D.S.)
MUHADİANE: f. Aldatarak, hile yaparak.
MUHTEDİÂNE: f. Hile ve dalaverecilikle.
MURDİA: Süt emziren. Süt anası.
TEVDİAN: Vererek, bırakarak, teslim ve emanet ederek.
TEVDİÂT: Emânetler. Emânet bırakmalar. Emniyetli bir yere kıymetli bir şeyi teslim etmek.
VEDİA: Emanet.
VEDİATULLÂH: Allah'ın emaneti.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
DİABE : Davet.
Dİ : f. Dün, dünkü gün, bugünden bir evvelki gün.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...