Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| DUHA: | Kuşluk vakti. Güneş. Vuzuh ve beyan. Kur'ân-ı Kerim'in 93. Suresinin adı. Vedduhâ da denir. |
| DUHALA: | (Dahil. C.) Yabancılar. Muhacirler. Sığınanlar. Dahilde olanlar. |
| DUHAN: | Duman. Tütün. Kur'an-ı Kerim'in 44. suresinin adı. Mc: Gaflet ve dalâlet dumanı ki, hakikatların görünmesine mâni olur. Arap lisanında galib olan şerre, duhan tesmiye ederler. Kıtlık ve kuraklık. |
| DUHAN-I ATEŞ: | Ateşin dumanı. |
| DUHAN-I MÜBİN: | Aşikâre duman. (Bu duhan hakkında iki tefsir rivayet olunmaktadır. Birisi: İbn-i Mesud Hazretlerinden mervi olduğuna göre; şiddetli açlık ve kaht seneleridir. Çünkü çok aç olan kimseye, gerek gözlerinin za'fından ve gerek çok kuraklık ve kahtlık senelerinde havanın fenalığından, semâ dumanlı görünür. Bir de Arab, galib olan şerre, duhan tesmiye eder. Nitekim dumanlı hava tâbirini biz de kullanırız.) (E.T.) |
| DUHAS: | Denizlerde çok olan büyük bir canavar. (Arkasıyla, boğulan kimselere yardım edip kurtarır, "dülfin" de derler.) |
| İçerisinde 'DUHA' geçenler | |
| DUHALA: | (Dahil. C.) Yabancılar. Muhacirler. Sığınanlar. Dahilde olanlar. |
| DUHAN: | Duman. Tütün. * Kur'an-ı Kerim'in 44. suresinin adı. * Mc: Gaflet ve dalâlet dumanı ki, hakikatların görünmesine mâni olur. Arap lisanında galib olan şerre, duhan tesmiye ederler. * Kıtlık ve kuraklık. |
| DUHAN-I ATEŞ: | Ateşin dumanı. |
| DUHAN-I MÜBİN: | Aşikâre duman. (Bu duhan hakkında iki tefsir rivayet olunmaktadır. Birisi: İbn-i Mesud Hazretlerinden mervi olduğuna göre; şiddetli açlık ve kaht seneleridir. Çünkü çok aç olan kimseye, gerek gözlerinin za'fından ve gerek çok kuraklık ve kahtlık senelerinde havanın fenalığından, semâ dumanlı görünür. Bir de Arab, galib olan şerre, duhan tesmiye eder. Nitekim dumanlı hava tâbirini biz de kullanırız.) (E.T.) |
| DUHAS: | Denizlerde çok olan büyük bir canavar. (Arkasıyla, boğulan kimselere yardım edip kurtarır, "dülfin" de derler.) |
| MEMDUHAT: | (Memduh ve Memduha. C.) Medhedilecek ve övülecek şeyler. Övülmeğe değer şeyler. |
| MENDUHA: | Genişlik. * Kifâyet, kâfi gelmek. * Mahlas. |
| ÜMDUHA: | Medhedilmeğe sebep olan hal veya iş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| DUHALA : | (Dahil. C.) Yabancılar. Muhacirler. Sığınanlar. Dahilde olanlar. |
| DUH : | f. Kız, kerime, duhter. * Havai fişek. * Hasır otu, hasır sazı. |
| DU' : | (C.: Ezvâ-Zayân) Erkek baykuş. |