| Kelime | Anlam |
|---|
| EŞEN: | f. Karpuz ve kavun hamı, kelek. Ters giyilmiş elbise. |
| İçerisinde 'EŞEN' geçenler |
|---|
| BEŞEN: | f. Uzun boy. * Beden, cisim. * Taraf, uç, kenar. |
| BEŞENC: | f. Yüz güzelliği, parlaklığı. |
| BEŞEN: | f. Uzun boy. * Beden, cisim. * Taraf, uç, kenar. |
| ÇEŞENDE: | f. Tadıcı, tadan, tadına bakan. |
| KEŞENDE: | f. "Çeken, çekici" mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapmakta kullanılır. Meselâ: (Mihnet-keşende: Mihnet çeken.) * Dayanan, tahammül eden, mütehammil. |
| MÜTEŞENNİC: | Buruşan. * Kasılan, büzülen adale veya sinir. |
| MÜTEŞENNİF: | Küpe takınan. |
| REŞEN: | Tar: Yeniçeri maaşlarının üçüncü üç aylığı. |
| TEŞENNÜC: | (Şenc. den) (C.: Teşennücât) Buruşuk olma, buruşma. * Adalelerin gerilip büzülmesi, kasılması. * Korkmak. * Titremek. |
| TEŞENNÜF: | Küpe takınma. * Süslenme. |
| TEŞENNÜN: | Adamın ihtiyarlıktan dolayı derisinin buruşup kuruması. * Eskimek. |
| TEŞENNÜN: | Adamın ihtiyarlıktan dolayı derisinin buruşup kuruması. * Eskimek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EŞEBB : | Arasından geçmek mümkün olmayan ağacın sıklığı. |
| EŞA : | (C.: Âşâ) Hurma ağacının küçüğü. |