| Kelime | Anlam |
|---|
| EBİL: | Devenin hâllerinden anlıyan kimse. |
| EBİL: | Nasârâ rahibi ve ekâbiri. |
| EBİL-ÜL EBİLÎN: | İsa Peygamber (Aleyhisselâm) |
| İçerisinde 'EBİL' geçenler |
|---|
| BENU-S SEBİL: | Misafirler. |
| EBİL-ÜL EBİLÎN: | İsa Peygamber (Aleyhisselâm) |
| EBNÂ-YI SEBİL: | Yolcular, seyahat edenler, seyyahlar. |
| FÎSEBİLİLLAH: | Allah yolunda. Allah için. |
| İBN-İ SEBİL: | Yolcu. Seyyah. |
| İBN-ÜS-SEBİL: | Misâfir. |
| İHLA-İ SEBİL: | Yolunu açık bırakma. |
| MUHTEBİL: | Delirmiş olan. |
| NEBİL: | (Nebile) Akıllı, anlayışlı, zekâ sahibi. * Yüksek meziyet sahibi. Güzel huylu. * Bilgili ve faziletli kimse. |
| NEBİLE: | Büyük, iri. (Bak: Nebil) |
| REBİL: | (C.: Rubul) Yoğun, semiz, besili. * Yer kuruyunca biten bir ot. * Uyluğun iç yanı. |
| REBİLE: | Semizlik, besililik. |
| SEBİL: | Açık ve büyük yol. Büyük cadde. * Allah rızası için su dağıtılan yer. |
| SEBİLHANE: | f. Sebil olarak su dağıtılan yer. |
| SEBİLULLAH: | Allah (C.C.) yolu. Karşılıksız. Allah rızası. |
| SELSEBİL: | Cennet'te bir çeşme veya ırmak. * Mc: Tatlı, lâtif, leziz su. |
| TAHLİYE-İ SEBİL: | Bir suçluyu bırakma, salıverme. |
| ZEBİL: | Fışkı, gübre. * Pislik. |
| ZENCEBİL: | Hoş kokulu bir baharat adı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EBİL-ÜL EBİLÎN : | İsa Peygamber (Aleyhisselâm) |
| EBİ : | (Bak: Ebu) |
| EB : | (Ebâ, Ebu, Ebi) Baba, peder. Ced. |