Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EBAHH: | Sesi kısık olan kimse. Avazı tutkun kişi. (Müe: Buhhâ) |
| İçerisinde 'EBAHH' geçenler | |
| MÜTEBAHHİR: | (Buhar. dan) Tütsülenen, dumanlanan, tebahhur eden. |
| MÜTEBAHHİR: | (Bahir. den) İlmi deniz gibi derin olan, büyük âlim olan. Allâme. Herhangi bir ilme çok dalan. |
| MÜTEBAHHİRÎN: | Bilgileri pek çok olanlar, deniz gibi derin bilgili olanlar. Allâmeler. |
| TEBAHHUR: | (Bahr. den) Bir şeyin içine dalma ve derinliğine varma. Bir ilimde derin ihtisas kazanma. |
| TEBAHHUR: | (Buhar. dan) Buharlaşmak. Tütsülenmek. Buğulanmak. * Kokmak. |
| TEBAHHURÂT: | Buharlaşmalar. Buğu haline geçmeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EBAHİR : | Kuş kanadının üçüncü mertebede olan yelekleri. |
| EBAB : | Bir yere gitmek için hazır olmak. |
| EB : | (Ebâ, Ebu, Ebi) Baba, peder. Ced. |