| Kelime | Anlam |
|---|
| EBERR: | Çok faziletli, şerefli. Çok sâdık ve dindar. Çok iyilik sever. Şenlikten uzak, bedevi. |
| İçerisinde 'EBERR' geçenler |
|---|
| MEBERRAT: | (Meberre. C.) Sevab için, hayır kazanmak için yapılan işler. |
| MEBERRE: | (C.: Meberrât) Sevab için, hayır kazanmak için yapılan iş. |
| MEBERRET: | Nöbet şekeri. |
| MÜTEBERRİ: | Teberri eden, yüz çeviren. |
| MÜTEBERRİ': | Bağışlayan, teberru eden. Bağışta bulunan. |
| MÜTEBERRİD: | Soğuyan. |
| MÜTEBERRİK(E): | (Bereket. den) Mübarek sayılan, teberrük eden, uğurlu. |
| MÜTEBERRİKEN: | Mübarek sayarak, uğur bilerek. |
| MÜTEBERRİR: | Teberrür eden, Allah'a derinden ve içten itaat eden. |
| MÜTEBERRİZ: | Beliren, meydana çıkan, teberrüz eden. |
| TEBERRA: | Uzak durma. Sevmeyip yüz çevirme. |
| TEBERRİ: | Alâkasız olma. Sevmeyip yüz çevirme. * Temiz olma. |
| TEBERRU': | Bağış. Bir malın karşılıksız olarak verilmesi. Mecburiyet olmadığı hâlde birisine bir malı vermek. Hayırlı işlerde yardım ve ihsanda bulunmak. |
| TEBERRUAN: | Teberru ederek, teberru suretiyle, bağışlayarak. |
| TEBERRUÂT: | (Teberru'. C.) Teberrular, bağışlar, bağışlamalar. |
| TEBERRUZ: | İktifa etmek, yetinmek. |
| TEBERRÜ': | Pâk ve temiz, halis ve helâl olmak. |
| TEBERRÜC: | Açık saçık olmak. * Kadının süslenip yabancılar içinde gezmesi. (Câhiliyet devrinde olduğu gibi) |
| TEBERRÜD: | Soğuma, serinleme, soğuk hâle gelme. * Soğuk suya girme. |
| TEBERRÜK: | Bir şeyi bereket veya saadet vesilesi sayarak almak veya vermek. Uğur ve bereket saymak. * Hayr-ı İlâhiye hissedâr olmak. |
| TEBERRÜKEN: | Uğurlu ve mübarek olarak. Bereket mevzuu ederek. |
| TEBERRÜM: | Muztarib olmak, ıztırab ve acı çekmek. |
| TEBERRÜR: | Allah rızasına çalışma. |
| TEBERRÜZ: | Görünme, meydana çıkma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EBER : | Hurmanın budaklanması ve ıslah edilmesi. * Akrep sokması. |
| EBECC : | Patlak gözlü adam. |
| EB : | (Ebâ, Ebu, Ebi) Baba, peder. Ced. |