| Kelime | Anlam |
|---|
| EBS: | Sütü çok içmekten dolayı karnı şişmek. |
| EBSAR: | (Basar. C.) Gözler. Dikkat sahipleri. Görücüler. |
| İçerisinde 'EBS' geçenler |
|---|
| DEBS (DİBÂS): | Dibekde buğday döğmek. |
| DEBSA': | Çok fazla kırmızı olduğundan, siyah gibi görünen şey. |
| DİBSA' (DEBSÂ): | Dişi çekirge. |
| EBSAR: | (Basar. C.) Gözler. Dikkat sahipleri. Görücüler. |
| HEBS: | Şâdlık, sürür, neşe, neşat. * Döşemek. |
| HEBS: | Hareket. |
| KEBS: | Çukur bir yeri doldurup düzeltme. * Bir cins hurma. * Misk hokkası. |
| KEBSE: | Beraberlik, eşitlik, müsavat. * Ebucehil karpuzu. |
| LEBS: | Bir yerde eğlenip durma. Vakit geçirme. |
| LEBS: | Giyecek şey. * Giyme. Giyinme. * Bir mânayı diğer bir mânâ ile karıştırmak. Sözün karışık ve şüpheli olması. Sözü karıştırıp şüpheye düşmek. |
| LEBSAN: | Hardala benzer bir ot. * Yabani hardal. |
| MEBSEM: | (C: Mebâsim) Tebessüm etmek, hafif gülümsemek. |
| MEBSUS: | Dağılmış. Yayılmış. Herkesçe duyulmuş. şayi' olmuş. |
| MEBSUT: | Açılmış. Yayılmış. Serilmiş. * Mufassal. Etraflıca beyan olunan. Bast olunmuş. Uzun uzadıya anlatılmış. |
| MEBSUTEN: | Mebsut olarak. |
| MEBSUTEN MÜTENASİB: | Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı. |
| NEBS: | Yeri kazma, toprağı kazma. * Eser, nişan. |
| NEBS: | Söylemek. |
| REBS: | Hapsetmek. * Engel olmak, men'etmek. |
| REBS: | El ile vurmak. |
| REBSA': | Müenneslik özelliğindendir. * Katı nesne. |
| SEBSEB: | (C.: Sebâsib) Issız büyük çöl. * Kâfirlerin bayramı. |
| TEBSİR: | İnsanın gözünü açacak şekilde tarif ve izah etmek ve kalbine basiret vermek. |
| ULÜ-L EBSAR: | Basiret sâhibleri. |
| YEBS: | Islak şeyin kuruması. |
| ZAMME-İ MEBSUTA: | "O" sesi. |
| ZAMME-İ MEBSUTA-İ SAKİLE: | (O) sesini veren zamme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EBSAR : | (Basar. C.) Gözler. Dikkat sahipleri. Görücüler. |
| EB : | (Ebâ, Ebu, Ebi) Baba, peder. Ced. |