Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ECEMM: Mızraksız adam.
Boynuzsuz koyun.
Etli kemik.
Bacasız ev.
İçerisinde 'ECEMM' geçenler
MÜTECEMMİ': (C.: Mütecemmiîn) (Cem'. den) Toplanan, yığılan, biriken, tecemmü' eden.
MÜTECEMMİD: (Mütecemmide) Donan, donmuş.
MÜTECEMMİÎN: (Mütecemmi'. C.) Toplananlar, yığılanlar, tecemmu' edenler, birikenler.
MÜTECEMMİL: Cemal kesbeden, zinetlenen, süslenen, donanan.
MÜTECEMMİLÂNE: f. Süslenerek, donararak, bezenerek.
MÜTECEMMİLÎN: (Mütecemmil. C.) Süslenenler, bezenenler, donanlar, tecemmül edenler.
TECEMMU': Toplanma. Birikme.
TECEMMUÂT: (Tecemmu'. C.) Birikmeler, toplanmalar, yığılmalar.
TECEMMÜD: Donma. Sertleşme. Katılaşma.
TECEMMÜDÂT: (Tecemmüd. C.) Sertleşmeler, katılaşıp donmuş şeyler.
TECEMMÜL: Ziynetlenmek. Süslenmek. * Ululuk göstermek. * Âletler. Sebepler.
TECEMMÜLÂT: (Tecemmül. C.) Eşya, levâzım. Tetümmat.
TECEMMÜLÂT-I BEYTİYE: Evde bulunan eşya. Evin nizamını tamamlayan eşya.
TECEMMÜM: (Bitki) büyüme, çoğalma.
TECEMMÜŞ: Tekellüf etmek, özenmek.
TECEMMÜŞ: Tekellüf etmek, özenmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ECEM : (C.: Acâm) Çok fazla sıcak.
ECEBE : Büyük alınlı. Alnı geniş olan kimse.
ECAHİL : (Echel. C.) En cahil, daha bilgisiz olanlar.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...