Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ECEN: Suyun tadı ve rengi değişik olmak.
İçerisinde 'ECEN' geçenler
AZM-İ VECENÎ: Tıb: Elmacık kemiği.
DECEN: Çok yağmur.
HECENNA': Uzun ve şişman gövdeli kimse. * Başı dazlak, yaşlı kimse. * Başı dazlak olan devekuşu.
LECEN: Bir şeye musallat olmak, ilişmek.
MECENNE: Kalkan, siper. * Delilik, mecnunluk, divanelik.
MÜTECENNİ: Meyve devşiren, meyve toplayan. * Birine suç isnad eden, iftira atan. Müfteri.
MÜTECENNİB: Sakınan, içtinab eden, korunan, kaçınan.
MÜTECENNİN: (Cünun. dan) Delirmiş, çıldırmış. Mecnun.
MÜTECENNİNÂNE: f. Çıldırmışcasına, delicesine, mecnuncasına, delirerek.
RECEN: Hapsetmek.
SECENCEL: (Secencele) Ayna.
ŞECEN: (C.: Eşcân-şücun) Dal, budak, kol. * Hâcet, ihtiyaç. * Keder, hüzün.
ŞECEN: (C.: Eşcân-Şücun) Dal, budak, kol. * Hâcet, ihtiyaç. * Keder, hüzün.
TECENNİ: Meyve devşirme. * Bir kişiye işlemediği günahı işledi diye isnad etmek.
TECENNÜB: Sakınma. Çekinme.
TECENNÜD: Bir yere toplanıp asker olmak.
TECENNÜN: Cinnet getirme. Delirme. Çıldırma.
VECENAT: (Vecne. C.) Elmacıklar, yanaktaki yumrucuklar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ECEBE : Büyük alınlı. Alnı geniş olan kimse.
ECAHİL : (Echel. C.) En cahil, daha bilgisiz olanlar.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...