Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ECME: (C.: Ücem-Ecmât) Orman, sık ağaçlı yer.
ECMEL: (Cemil. den) Çok güzel, en yakışıklı. Daha güzel.
İçerisinde 'ECME' geçenler
DAMECMEC: Katı, şedid. * Uzun boylu bahil kimse.
ECMEL: (Cemil. den) Çok güzel, en yakışıklı. Daha güzel.
HECME: şiddet, sertlik.
HECMET-ÜŞ-ŞİTÂ: Kışın şiddeti. Soğuğun sertliği.
HECMEC: Koç.
MECMECE: Yazının karışık olması. * Kalbinde olanı demek isteyip, yine demeyip gizlemek.
MECMEDE: Buzluk, karlık.
NECMEDDİN: (Bak: Necm-üd din)
NECMEDDİN-İ KÜBRA: (Mi: 540 - 618) İran Mutasavvıflarının en mühim şahsiyetlerindendir. Kübreviyye veya Zehebiyye ismi ile anılan tarikatın kurucusu sayılır. İsmi: Ahmed bin Ömer Eb-ul Cenab Necmeddin Kübra el-Hivakî el-Harzemî.Münazara ve mübaheseyi çok sevdiği ve her münazarada hasımlarını yendiği için kendisine "Ettâmmet-ül Kübra" lâkabı verilmiş, sonradan sadece "Kübra" denilmiştir. Moğolların Harzem'i istilâsında şehri terk etmeyerek, onlara karşı kahramanca çarpışarak şehid düşmüştür. (K.S.)
RECMETMEK: Taşlamak, taşlamak suretiyle öldürmek. * Mc: Aleyhte konuşmak.
ZECME: Kelime.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ECMEL : (Cemil. den) Çok güzel, en yakışıklı. Daha güzel.
ECMA' : En toplu. Birikmiş. Ziyade birleşmiş.
ECAHİL : (Echel. C.) En cahil, daha bilgisiz olanlar.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...