Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EDİB: Edebiyatçı. Güzel ve san'atlı söz söyleyen veya yazan.
Edebli, terbiyeli.(Edibler edebli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umumi-i müşterek-i milletten bitarafane çıkmalı. Ve matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyânet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli. İk. M.)
EDİB-İ BÎ-MÜDANÎ: Eşsiz edebiyatçı.
EDİBÂNE: f. Edibe yakışır, terbiyeli bir surette. Edebiyatçı gibi.
İçerisinde 'EDİB' geçenler
CEDİB: Kıtlık olan yer.
EDİB-İ BÎ-MÜDANÎ: Eşsiz edebiyatçı.
EDİBÂNE: f. Edibe yakışır, terbiyeli bir surette. Edebiyatçı gibi.
MEDİBB: Selin aktığı yer.
NEDİB: Yara izi kalan âzâ.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EDİB-İ BÎ-MÜDANÎ : Eşsiz edebiyatçı.
EDİ : Küçük ve şerir (adam). * Küçük kap.
EDÂ' : Yerine getirmek. Ödemek. Borcunu vermek. Vazifesini yapmak. * Tarz. Üslub. * Şive. * Tekebbür. * Fık: Namazı vaktinde kılmağa "Eda" ve vakit geçtikten sonra kılınan namaza da "Kaza" denir. (Bak: Kaza)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...