Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EDANİ: | (Ednâ. C.) Ednâlar, en deniler, en alçaklar. Alçak, pek bayağı ve aşağılık kimseler. |
| İçerisinde 'EDANİ' geçenler | |
| HİKMET-İ SAMEDÂNİYE: | Samed olan Allah'ın hikmeti. |
| HURDEDANÎ: | f. Nükte ve inceliği anlıyan, dikkatli kimse. |
| MEKTUB-U SAMEDANÎ: | Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah'ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah'ın mektupları. |
| NÜKTEDÂNÎ: | Nüktecilik, nüktedanlık. |
| SAMEDANÎ: | Samed olan Allah (C.C.) ile alâkalı. İlahî. Allah'a mahsus. |
| TA'BİR-İ SAMEDANÎ: | Allah'a mahsus tâbir. Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EDÂ' : | Yerine getirmek. Ödemek. Borcunu vermek. Vazifesini yapmak. * Tarz. Üslub. * Şive. * Tekebbür. * Fık: Namazı vaktinde kılmağa "Eda" ve vakit geçtikten sonra kılınan namaza da "Kaza" denir. (Bak: Kaza) |