Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EDM: Üns tutmak.
İttifak etmek, birleşmek.
Islâh etmek.
EDMAS: Kaşlarının üç kısmı ince ve dipleri kalın; başının kılları ise az olan kimse.
EDMEN: f. Hâlis ve katıksız misk.
EDMİGA: (Dimağ. C.) Beyinler, dimağlar.
EDMU': Göz yaşları. Aberat.
İçerisinde 'EDM' geçenler
BEDMAYE: f. Ahlâksız. * Soysuz. Sütü bozuk.
BEDMEST: f. Kendinden geçmiş derecede sarhoş.
EDMAS: Kaşlarının üç kısmı ince ve dipleri kalın; başının kılları ise az olan kimse.
EDMEN: f. Hâlis ve katıksız misk.
EDMİGA: (Dimağ. C.) Beyinler, dimağlar.
EDMU': Göz yaşları. Aberat.
FEDM: Ahmak, bön, kalın kafalı, budala. * Yaşamak. * Yaşlanmak, ihtiyarlamak. * Yorulmuş, sakil kimse.
HEDM: Yıkmak, harab etmek. Parçalamak, mahvetmek. * Birisine vurup belini kırmak. (Râgibâ, düşmanın aldanma tevazularına.Seyl, divârın ayağın öperek hedmeyler.)(Râgıp Paşa)
HEDM (HİDM): (C.: Ehdâm) Eski elbiseler.
HEDMELE: (C.: Hedmelât) Ağacı çok olan kumlu yer.
KEDM: Isırma.
KEDME: Yara izi, bere.
LEDM: Taşı taşla vurmak. * Yere düşen taştan çıkan ses. * Kaftana yama vurmak. * Defetmek, kovmak.
MEDMA': (C.: Medâmi') Göz. Ayn. * Gözyaşı.
MEDMEC: Kadeh.
MEDMUM: Kırmızı renkli olan. * Dolu, dolmuş.
NEDM: Pişman olmak.
NEDMAN: Pişmanlık, nedâmet. Pişman olma. Pişmanlık duyma.
PEDME: f. Nasib, kısmet. Pay, hisse.
REDM: (C.: Rüdum) Bir şeyin önüne sed yapma. * Bir şey dâimi olmak ve akmak. * Pencere, kapı ve delik gibi yerleri tıkama. Tamâmen kapama. * Zülkarneyn seddinin ismi.
REDM-İ AZİM: Zülkarneyn Seddi'nin ismi.
SEDM: Dik fışkıran su.
TEDMİ': Göz yaşı dökmek.
TEDMİC: Bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirme. * Arkasını eğmek.
TEDMİN: Yığıp toplamak. * İhâta edip kaplamak. * Lâzım olmak, icab etmek.
TEDMİR: Yok etmek. Mahvetmek. Tepelemek. Perişan etmek.
TEDMİS: Örtmek, gizlemek.
TEDMİS: Yumuşak etmek, yumuşatmak.
TEDMİYE: Vurup kanatmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EDMAS : Kaşlarının üç kısmı ince ve dipleri kalın; başının kılları ise az olan kimse.
EDÂ' : Yerine getirmek. Ödemek. Borcunu vermek. Vazifesini yapmak. * Tarz. Üslub. * Şive. * Tekebbür. * Fık: Namazı vaktinde kılmağa "Eda" ve vakit geçtikten sonra kılınan namaza da "Kaza" denir. (Bak: Kaza)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...