| Kelime | Anlam |
|---|
| EFERR: | Çok koşan, pek çok kaçan. |
| İçerisinde 'EFERR' geçenler |
|---|
| IHVE-İ MÜTEFERRİKÎN: | Ana baba bir veya yalnız ana bir yahut da yalnız baba bir erkek kardeşler. (Müennesi: "Ahavat-ı müteferrikat'tır) |
| LEMEAT-I MÜTEFERRİKA: | Muhtelif, parça parça olan parlayışlar. |
| MEFERR: | Kaçılacak yer. |
| MÜTEFERRİ': | (Fer'. den) Dallanan, bir kökten ayrılan. * Bir kökle alâkalı olan. |
| MÜTEFERRİC: | (C.: Müteferricîn) (Ferc. den) Gezinen, dolaşan. Gezip eğlenmeğe giden. |
| MÜTEFERRİCÎN: | (Müteferric. C.) Gezinenler, dolaşanlar, hava almağa eğlenmeğe gidenler. |
| MÜTEFERRİD: | (C.: Müteferridîn) (Ferd. den) Tek ve yalnız olan. Eşi benzeri olmıyan. * Kendi başına idare olan. |
| MÜTEFERRİDÂNE: | f. Tek ve yalnız olarak. Teferrüd ederek. |
| MÜTEFERRİDÎN: | (Müteferrid. C.) Tek ve yalnız olanlar. Eşi, benzeri ve emsâli bulunmıyanlar. * Kendi başına idare olanlar. |
| MÜTEFERRİG: | Vaz geçen, feragat eden. |
| MÜTEFERRİH: | (Ferah. dan) İçi açılan, ferahlanan. |
| MÜTEFERRİK: | (Fark. dan) Çeşitli. Kısım kısım. Başka başka. Dağınık. |
| MÜTEFERRİKA: | Çeşitli işler gören. * Padişahın, vezirlerin veya sadrazamın emirlerini götüren kimse. * Muhtelif masraflar ve bunlara karşı verilen para, ücret. |
| MÜTEFERRİS: | (Feraset. den) Anlayışlı, ferâsetli, sezişli. |
| MÜTEFERRİŞ: | Döşenen, teferrüş eden. |
| MÜTEFERRİZ: | (İfraz. dan) Ayrılmış, ayrılan, teferrüz eden. |
| TEFERRU': | Bir çok kollara ayrılmak. * Bir kimse halkın üzerine havale olmak. * Bir kavmin en şerefli kadını ile evlenmek. * Çatallanıp dal dal olmak. |
| TEFERRUÂT: | Bir şeyin bütün incelikleri, ayrıntıları. |
| TEFERRUG: | (Ferâg. dan) Vaz geçme, fârig olma. * Bir işi bitirip kurtulma. * Satın alınan bir mülkün tapusunu kendi üzerine çevirme. |
| TEFERRUH: | (Ferah. dan) İçi açılma, ferahlanma. |
| TEFERRUK: | (Fark. dan) Dağılma, ayrılma. |
| TEFERRUC: | (Ferec. den) Ferahlanmak. İç açılmak. * Gezintiye çıkmak. Seyr. |
| TEFERRÜD: | (Ferd. den) Tek ve yalnız kalma. Herkesten ayrılma. * Eşsiz, emsâlsiz ve benzersiz olma. * Kendi başına olma. |
| TEFERRÜS: | Ferasetle bir şeyi kestirmek. Bir şeyi dikkat ve teemmül ederek isabetli olarak idrak etmek, anlamak. * Zannetmek. |
| TEFERRÜŞ: | (Ferş. den) Yayılma, serilme. |
| TEFERRÜZ: | (İfrâz. dan) Ayrılma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EFEK : | Sarfetmek, harcamak. |
| EF'A : | Engerek yılanı. * Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam. |