Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EFKAR: Pek fakir, çok fakir.
EFKAR-I FUKARA: Fakirlerin en fakiri, çok fakir.
EFKÂR: (Fikir. C.) Fikirler. Düşünceler.
EFKÂR-I ÂLİYE: Yüksek düşünceler, fikirler.
EFKÂR-I ÂMME: Halkın düşüncesi ve fikirleri.
EFKÂR-I SÂİBE: Maksada uygun fikirler, doğru sözler.
EFKÂR-I UMUMİYE: (Bak: Efkâr-ı âmme)
İçerisinde 'EFKÂR' geçenler
BEDRAKA-İ EFKÂR: Fikirlerin mürşid ve kılavuzu.
BEYAN-I EFKÂR: Fikirleri beyan etme, fikirleri söyleme.
EBKÂR-I EFKÂR: Evvelce söylenmemiş olan fikirler.
EFKAR-I FUKARA: Fakirlerin en fakiri, çok fakir.
EFKÂR-I ÂLİYE: Yüksek düşünceler, fikirler.
EFKÂR-I ÂMME: Halkın düşüncesi ve fikirleri.
EFKÂR-I SÂİBE: Maksada uygun fikirler, doğru sözler.
EFKÂR-I UMUMİYE: (Bak: Efkâr-ı âmme)
EZAHİR-İ EFKÂR: Fikir çiçekleri.
GALEYAN-I EFKÂR: Fikirlerin galeyanı. Fikirlerin coşması.
MEFKARET: İhtiyaç, zaruret.
MÜDAVELE-İ EFKÂR: Birbirinin fikirlerinden istifade ile karşılıklı konuşmak ve fikir alış-verişi yapmak.(Müdavele-i efkârdan bârika-i hakikat çıkar. N.Kemal)
MÜNEVVERİYET-İ EFKÂR: Fikir aydınlığı.
MÜSADEME-İ EFKÂR: Fikirlerin çarpışması, muhtelif fikirlerin birbirine karşı söylenişi.
TEATİ-İ EFKÂR: Birbirlerine fikir verme.
TEBAYÜN-İ EFKÂR: Fikirlerin aykırılığı. Düşüncelerin farklı olması.
TEDAÎ-İ EFKÂR: Bir fikrin veya şeyin başka bir fikri veya şeyi hatıra getirmesi.
TELAHUK-U EFKÂR: Fikirlerin birbirine eklenmesi ve ilâve edilmesi.
TESADÜM-Ü EFKÂR: Fikirlerin çarpışması. Münazara.(Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise: Maksadda ve esasta ittifak ile beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat tarafgirane ve garazkârane firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan "bârika-i hakikat" değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü maksadda ittifak lâzım gelirken, öylelerin efkârının küre-i arzda dahi nokta-i telâkisi bulunmaz. Hak nâmına olmadığı için, nihayetsiz müfritane gider. Kabil-i iltiyam olmayan inşikaklara sebebiyet verir. Hâl-i âlem buna şahittir. M.)
UHUVVET-İ EFKÂR: Fikir kardeşliği.
VEZANET-İ EFKÂR: Düşüncelerin isabeti.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EFKAR-I FUKARA : Fakirlerin en fakiri, çok fakir.
EFKAM : Eğri.
EFK : (Ufuk) Yalan söyleme. * Kaçmak. Bir işten sapmak.
EF'A : Engerek yılanı. * Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...