Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EFRUZ: f. (Efruhten: Tutuşturmak, ziyalandırmak mastarının emir kökü) Şule. Aydınlatıcı. Parıltı.
İçerisinde 'EFRUZ' geçenler
ÂLEM-EFRUZ: f. Âlemi parlatan, bütün âleme ışık saçan.
ATEŞ-EFRÛZ: f. Ateş yakan, ateş tutuşturan.
CİHAN-EFRUZ: f. Cihanı, dünyayı aydınlatan.
DİL-EFRUZ: (Dilfiruz) f. Kalbi yakan, gönül parlatıcı.
KÂİNAT-EFRUZ: f. Kâinatı süsleyen, cihanı donatan.
MECLİS-EFRUZ: f. Meclisi parlatan. Meclisi aydınlatan.
MEFRUZ: İftira olunmuş, ayrılmış, bölünmüş.
MEFRUZ: (Farz. dan) Farz olunmuş. Farz hâline gelmiş. Çok lüzumlu. Farz kabilinden olmuş. * Var sayılan.
MEFRUZ-ÜL EDÂ: Edâ edilmesi, ödenmesi farz olmuş.
ŞEBEFRUZ: (Şeb-efruz) f. Gece vakti ışık veren. Geceyi aydınlatan.
TAL'AT-EFRUZ: f. Parıldayan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EFRUG : f. şu'le, nur, ziya, ışık.
EFRA' : İşi gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi. * Kuruntulu, vesveseli adam. * Başının saçı tamam olan kimse. (Müe: Für'â)
EF'A : Engerek yılanı. * Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...