| Kelime | Anlam |
|---|
| EFRUZ: | f. (Efruhten: Tutuşturmak, ziyalandırmak mastarının emir kökü) Şule. Aydınlatıcı. Parıltı. |
| İçerisinde 'EFRUZ' geçenler |
|---|
| ÂLEM-EFRUZ: | f. Âlemi parlatan, bütün âleme ışık saçan. |
| ATEŞ-EFRÛZ: | f. Ateş yakan, ateş tutuşturan. |
| CİHAN-EFRUZ: | f. Cihanı, dünyayı aydınlatan. |
| DİL-EFRUZ: | (Dilfiruz) f. Kalbi yakan, gönül parlatıcı. |
| KÂİNAT-EFRUZ: | f. Kâinatı süsleyen, cihanı donatan. |
| MECLİS-EFRUZ: | f. Meclisi parlatan. Meclisi aydınlatan. |
| MEFRUZ: | İftira olunmuş, ayrılmış, bölünmüş. |
| MEFRUZ: | (Farz. dan) Farz olunmuş. Farz hâline gelmiş. Çok lüzumlu. Farz kabilinden olmuş. * Var sayılan. |
| MEFRUZ-ÜL EDÂ: | Edâ edilmesi, ödenmesi farz olmuş. |
| ŞEBEFRUZ: | (Şeb-efruz) f. Gece vakti ışık veren. Geceyi aydınlatan. |
| TAL'AT-EFRUZ: | f. Parıldayan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EFRUG : | f. şu'le, nur, ziya, ışık. |
| EFRA' : | İşi gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi. * Kuruntulu, vesveseli adam. * Başının saçı tamam olan kimse. (Müe: Für'â) |
| EF'A : | Engerek yılanı. * Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam. |