Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EFSA: f. Sihirbaz. Efsuncu. İnsanı teshir edici.
EFSAH: Daha fasih. En fasih. Pek çok güzel ifade.
EFSAH-I FÜSEHÂ: Fasih ve güzel konuşanların en fasihi ve güzeli.
EFSAK: En fâsık, çok edepsiz.
EFSAL: (Fesl. C.) Alçak, âdi ve aşağılık kişiler.
EFSANE: Masal. Uydurulmuş yalan hikâye.
EFSANE-CUYÎ: f. Masal, efsane arayıcılık.
EFSANE-GU(Y): Masal söyleyen, efsane anlatan.
EFSANE-PERDAZ: f. Hikâye yazan, masal uyduran, meddah, romancı.
EFSAR: f. Yular.
İçerisinde 'EFSA' geçenler
EFSAH: Daha fasih. En fasih. Pek çok güzel ifade.
EFSAH-I FÜSEHÂ: Fasih ve güzel konuşanların en fasihi ve güzeli.
EFSAK: En fâsık, çok edepsiz.
EFSAL: (Fesl. C.) Alçak, âdi ve aşağılık kişiler.
EFSANE: Masal. Uydurulmuş yalan hikâye.
EFSANE-CUYÎ: f. Masal, efsane arayıcılık.
EFSANE-GU(Y): Masal söyleyen, efsane anlatan.
EFSANE-PERDAZ: f. Hikâye yazan, masal uyduran, meddah, romancı.
EFSAR: f. Yular.
HATIR-I NEFSANÎ: Tas: Dünya ve nefis muhabbetinin cismanî kuvvete galebesi.
HEVESÂT-I NEFSÂNİYE: Nefsin hevesleri, arzuları ve kötü istekleri.
HUZUZÂT-I NEFSÂNİYE: Nefse hoş gelen şeyler.
MAR-EFSA: f. Yılan tutan, yılan efsuncusu. * Yılan sokmuş kimseyi tedâvi eden kişi.
MEFSAH: Geniş olacak yer.
MEFSAH: Bozma. * Feshedecek, bozacak yer.
MEFSAKA: (Fısk. dan) Günah işlenen yer.
NEFSA: (C.: Nefsâvât-Nüfüs-Nifâs-Nevâfis) Yeni doğum yapmış kadın. Loğusa.
NEFSANÎ: Bedenî arzu ve isteklerle alâkalı. Zaruret olmadığı hâlde keyf için olan istek ve arzuya ait. Kendine ait ve mensub.
NEFSANİYET: Nefsini çok beğenmişlik. * Gizli düşmanlık, garez, kin.
SEFSAF: (C.: Sefâsif) Alçak, kemter şey, hakir iş. * Un elerken elekten kalkan toz.
TARAB-EFSÂ: f. Neşe ve ferahlığı artıran.
TEFSA': Kesmek. * Eskimek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EFSAH : Daha fasih. En fasih. Pek çok güzel ifade.
EF'A : Engerek yılanı. * Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...