| Kelime | Anlam |
|---|
| EHİR: | (Bak: Ahîr) |
| İçerisinde 'EHİR' geçenler |
|---|
| ASR-I EHÎR: | Son asır. |
| CEHİR: | (Cehr. den) (C.: Cüherâ) Yüksek sesle, bağırarak ve açık olarak söylenen. * Güzel, dikkate değer. |
| CEHİR-ÜS SAVT: | Çok ve kuvvetli ses. |
| FEHÎRE: | İçine kızmış taşlar bırakarak kaynatılan ve üzerine un konulan ayran. |
| KEHİRE: | Kısa boylu kadın. |
| LEHÎRE: | Kısa boylu kötü huylu kadın. |
| MEHÎR: | f. Ay, kamer. |
| MEHÎRE: | Usta, mâhir, hünerli. * Hür olan kadın. * Nikâh bedeli çok olan kadın. |
| MÜDDEHİR: | Biriktirilen, toplayıp saklayan. İddihar eden. |
| MÜFTEHİR: | (Fahr. dan) İftihar eden. Öğünen. * Sırf Allah rızası için menfaatsiz hizmet eden. * Şanlı, şerefli. |
| MÜFTEHİRÂNE: | f. İftihar ederek, karşılık beklemeden. * Elbette. Memnuniyetle. |
| MÜKFEHİRR: | Üstüste yığılmış karabulut. * Asık suratlı adam. * Yaşlanmış kimse. |
| MÜNTEHİR: | Devamlı akan. |
| MÜNTEHİR: | (Nahr. dan) İntihar eden, kendini öldüren. |
| MÜNTEHİRÂNE: | f. İntihar ederek, kendini öldürüyor gibi. |
| MÜNTEHİRÎN: | (Müntehir. C.) Kendilerini öldürenler. İntihar edenler. |
| MÜŞTEHİR: | Şöhretli. Meşhur. Namdar. |
| NEHİR: | Burun içinden çıkan ses, hırıltı. |
| NEHİRE: | Çürümüş, ufalanmış, rüzgârla savrulur. Delik deşik, göz göz olmuş. * Rüzgâr estikçe ses verir kemik, çürümüş kemik. (Nâhir de denir) |
| NEHİRE: | Ayın evveli. |
| PANZEHİR: | Zehire karşı ilâç. |
| ŞEHİR: | Meşhur. Şeref ve şan sahibi. * Alemlerce meşhur, Resul-ü Ekremin (A.S.M.) bir ismi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EHİBBA : | (Habib. C.) Habibler, dostlar, sevgililer. |
| EHABB : | Çok sevgili. En sevgili. |