| Kelime | Anlam |
|---|
| EKİR: | (C.: Ekere) Ekinci. |
| İçerisinde 'EKİR' geçenler |
|---|
| EBU BEKİR-İ SIDDIK (R.A.): | Asıl adı Abdullah, künyesi Ebu Bekir, lâkabı Sıddık ve Atik. Erkekler içerisinde Resul-i Ekreme (A.S.M.) ilk iman eden; bütün muharebelerde ona refakat eden; seferde, hazarda, bütün tehlikeli anlarda Peygamber Efendimizle (A.S.M.) beraber çalışmış ve onun en yakın Sahâbesi. Onun sohbetinden feyz almış, nübüvvet sırlarının en samimi mahremi. Her şeyini, bütün malını İslâmiyet uğruna, Peygamberimize (A.S.M.) sadakati ile feda etmiş, sırf lillâh için çalışmış, hiç bir maaş kabul etmeden hilâfet makamında bulunmuş, İslâmın ilk Reis-i Cumhuru olmuştu. Seçimle başa geçmiş, zekât vermeği kabul etmemek ve irtidad etmek gibi hareketlere karşı mücadele etmişti. Kur'ân-ı Kerimin Sure ve Ayetlerini ilk def'a cem' edip bir cilt halinde toplamıştı. Hilâfeti zamanında Hz. Halid kumandasında İslâm Ordusu Suriye ve Şamı fethetmişti. |
| HEKİR: | Taaccüp eden, şaşıran. |
| İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK: | Mc: "Pek süslü" yerine kullanılır bir tabirdir. Osmanlı altını iki dirhem bir çekirdek ağırlığında olduğu için bu tâbir meydana gelmiştir. |
| MAHV VE SEKİR: | Fenafillâh makamında kendi varlığını hiç görmek ve bu mânevi hâlin zevk ve te'sirinden ruhi bir coşkunlukla kendinden geçme hâli. |
| MEKİR: | (Mekr) Hile. Aldatma. Oyun. Düzen. (Birisinin kötü veya iyi hâllerini öğrenmek veya kötülüğe sevketmek ya da gayesinden alıkoymak için yapılır.) |
| MUHTEKİR: | Hakir ve hor gören. Aşağı ve adi kabul eden. İhtikar eden. |
| MUHTEKİR: | İhtikâr yapan. Vurguncu, ihtiyaç mallarını kıymeti artsın da satayım diye saklayan. Halkın zararına çalışarak malı saklayan. (Bak: İhtikâr) |
| MUHTEKİRÂNE: | f. Vurgunculukla, ihtikârcılıkla. |
| MUHTEKİR: | Yardımcı. |
| MUHTEKİRÎN: | (Muhtekir. C.) İhtikâr edenler. Vurguncular. |
| MÜFTEKİR: | (Fakr. dan) Muhtaç. * Fakir, züğürt. |
| NEKİR: | Bilinmemiş olan. Muayyen olmayan. * Mezarda iki sual meleğinden birisinin adı. (Diğerininki; münkerdir) |
| NEKİRE: | (C.: Nekerât) Belirsiz. |
| ŞEKİR: | Ağacın çevresinde kökünden biten fidanlar. * Fercte olan kıllar. |
| ŞEKİRE: | Sütü çok olan davar. |
| VEKİR: | Yuvasına giren kuş. |
| VEKİRE: | Satın alınan veya yeni yapılan bina için, ahbaba, eşe dosta verilen ziyafet. |
| ZEKİR: | Unutmayan. Hâfızası kuvvetli. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EKİD(E) : | Sağlam, metin, muhkem. * Sarih, kesin, açık, kat'i, muhakkak. Kuvvetli, te'kidli. |
| EKABB : | İnce belli. |