| Kelime | Anlam |
|---|
| EKAM: | (Ekme. C.) Tepeler, bayırlar. |
| İçerisinde 'EKAM' geçenler |
|---|
| AVAN-I TEKÂMÜL: | Tekâmül, olgunlaşma ve terakki zamanları. |
| BEKAM: | f. İsteğine, meramına kavuşan, nail olan. Arzu ettiğine erişen. Mesut, bahtiyar. |
| BEKAMET: | Dilsizlik, dili olmamaklık. |
| DEKAMETRE: | yun. On metrelik uzunluk birimi. |
| MEKAMİN: | (Mekmen. C.) Gizlenilecek yerler, pusular. |
| MÜTEKÂMİL: | Kemâlli, olgun, tekâmül etmiş olan. |
| MÜTEKÂMİLÂNE: | f. Olgunluk ve kemâlât göstererek. Olgunlukla. |
| MÜTEKÂMİLÎN: | Tekâmül etmiş olanlar. Kâmil ve olgun kimseler. Allah'ın emrine uygun şekilde hareketi alışkanlık hâline getirmiş olanlar. |
| MÜTEKAMİR: | Birbiriyle kumar oynayan. Kumar arkadaşı. |
| MÜTEKAMMİS: | Gömlek giyen. |
| NEKAM: | (A, uzun okunur) Bir kimseyi kötü bir fiilinden dolayı şiddetle cezalandırmak. İntikam almak. |
| REKAM: | Birbiri üstüne kat kat yığılmış nesne. |
| SEKAM: | Hastalık. İllet. Bozukluk. (Bak: Sakam) |
| SİFLEKÂM: | f. Adi kişilerin işine yarayan. |
| SUKM (SEKAM): | (C.: Eskâm) Zahmet, meşakkat. Hastalık, maraz. |
| TEKAMMUS: | Giyinme, gömlek giyme. |
| TEKÂMÜL: | Kemâl bulma. Olgunlaşma. |
| TEKÂMÜLÂT: | (Tekâmül. C.) Olgunlaşmalar, tekâmüller. |
| TEKAMÜR: | (Kımâr. dan) Kumar oynama. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EKABB : | İnce belli. |