Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EKAM: (Ekme. C.) Tepeler, bayırlar.
İçerisinde 'EKAM' geçenler
AVAN-I TEKÂMÜL: Tekâmül, olgunlaşma ve terakki zamanları.
BEKAM: f. İsteğine, meramına kavuşan, nail olan. Arzu ettiğine erişen. Mesut, bahtiyar.
BEKAMET: Dilsizlik, dili olmamaklık.
DEKAMETRE: yun. On metrelik uzunluk birimi.
MEKAMİN: (Mekmen. C.) Gizlenilecek yerler, pusular.
MÜTEKÂMİL: Kemâlli, olgun, tekâmül etmiş olan.
MÜTEKÂMİLÂNE: f. Olgunluk ve kemâlât göstererek. Olgunlukla.
MÜTEKÂMİLÎN: Tekâmül etmiş olanlar. Kâmil ve olgun kimseler. Allah'ın emrine uygun şekilde hareketi alışkanlık hâline getirmiş olanlar.
MÜTEKAMİR: Birbiriyle kumar oynayan. Kumar arkadaşı.
MÜTEKAMMİS: Gömlek giyen.
NEKAM: (A, uzun okunur) Bir kimseyi kötü bir fiilinden dolayı şiddetle cezalandırmak. İntikam almak.
REKAM: Birbiri üstüne kat kat yığılmış nesne.
SEKAM: Hastalık. İllet. Bozukluk. (Bak: Sakam)
SİFLEKÂM: f. Adi kişilerin işine yarayan.
SUKM (SEKAM): (C.: Eskâm) Zahmet, meşakkat. Hastalık, maraz.
TEKAMMUS: Giyinme, gömlek giyme.
TEKÂMÜL: Kemâl bulma. Olgunlaşma.
TEKÂMÜLÂT: (Tekâmül. C.) Olgunlaşmalar, tekâmüller.
TEKAMÜR: (Kımâr. dan) Kumar oynama.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EKABB : İnce belli.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...