| Kelime | Anlam |
|---|
| EKKE: | Pek sıcak gün. |
| İçerisinde 'EKKE' geçenler |
|---|
| BEKKE: | Mekke-i Mükerreme'nin eski ismi. * Bir yerde toplanmak. Bir yere cem'olmak. * İzdihamlık, kalabalık. |
| CEHL-İ MÜREKKEB: | Bilmemekle beraber, bilmediğini de bilmemek. |
| CEM-İ MÜZEKKER: | Gr: Müfredinin şeklini bozmadan sonuna (în, ûn) getirilerek yapılan cemi: Müslimîn, müslimûn gibi. |
| DEKKE: | Ufalanmak. Pâre pâre olmak. * Vurmak, döğmek. * Seki, sofa. |
| DEKKEN: | Hurdahaş olmak, yerle bir olma, ufalanmak, parça, parça olmak. |
| FEKKEYN: | İki çene. Alt ve üst çene. |
| Fİ'L-İ MÜREKKEB: | Gr: Yardımcı bir fiille birleşerek tek kelime hükmüne geçen fiil. Birleşik fiil. (Vurabilmek, yazabilmek, okuyabilmek gibi.) |
| GAYR-I MÜEKKEDE: | Tekrarlanmamış ve takviye edilmemiş. * Zannî ve kat'î delil ile sâbit olmayıp, Peygamberimizin (A.S.M.) bazan devam buyurdukları iş veya amel. |
| KIYAS-I MÜREKKEB: | Man: İkiden fazla mukaddemeden mürekkeb kıyas. |
| LAFZ-I MÜREKKEB: | Man: Mürekkeb lafız. Cüzlerden biri, mânâsının cüzlerinden birine delâlet eden lafız. |
| MEKKE: | Hicaz'da Kâbe'nin bulunduğu en mukaddes şehrin ismidir. Aynı zamanda Hazret-i Peygamber'in (A.S.M.) doğduğu şehirdir. |
| MEKKE-İ MÜKERREME: | İlk ismi Mekke olan bu şehire, Hz. Peygamber'in (A.S.M.) gelmesi ve Mukaddes Kâbe'nin putlardan temizlenmesi ile Mükerrem Mekke mânâsında bu isim verilmiştir. |
| MELEK-İ MÜEKKEL: | Muayyen bir işle tavzif edilmiş melek. (Bak: Melâike) |
| MÜEKKED: | Te'kidli, kuvvetli, sağlamlaştırılmış, kuvvetlendirilmiş. Tekrar edilmiş. |
| MÜEKKEDEN: | Tekrarlanarak, te'kid edilerek. |
| MÜEKKEL: | Vekil edilen kimse. Vekil tâyin olunmuş olan. (Bak: Müvekkil) |
| MÜNEKKER: | Tenkir edilmiş, bilinmeyen, nekre kılınmış. *Belirli olmayan şeye delâlet eden. |
| MÜNEKKES: | Başaşağı edilmiş. |
| MÜREKKEB: | (Rükub. dan) Terkib edilmiş, bir kaç maddeden yapılmış. * Yazı yazmaya mahsus boya terkibi. * Karışmış, muhtelit. * Bitecek yer, münbit. * Asıl, esas. |
| MÜREKKEBÂT: | Mürekkepler. Bir kaç cisimden, elemandan yapılmış olan. |
| MÜREKKEZ: | (Rekz. den) Dikilmiş, rekzolunmuş. |
| MÜSEKKEN: | Ateşle kızmış su. |
| MÜŞEKKEK: | (şekk. den) şüpheli olan, şüpheli, kuşkulu. şekke düşürülmüş. |
| MÜŞEKKEL: | (Şekl. den) Kalıbı, şekli, biçimi, kıyafeti gösterişli ve yerinde. * Şekil verilmiş, şekillendirilmiş. |
| MÜVEKKED: | Gereği gibi bağlanmış esir. |
| MÜVEKKEL: | Vekil tâyin olunmuş olan, vekil edilmiş olan. Bir kimse tarafından işlerini görmek veya kendisini müdafaa ettirmek için vekil edilmiş kimse. |
| MÜVEKKELÜN-BİH: | Müvekkil tarafından vekile tefviz olunan iş, vekile havale edilen iş. |
| MÜZEKKER: | Erkek, er. * Gr: Müennesin zıddı. Kelimeyi erkek gösteren. (İsim, zamir, sıfat, fiil). |
| MÜZEKKERE: | (Bak: Müzekkire) |
| NEVAHİ-İ MEKKE: | Mekke civarı. Mekke'nin yakınları, nahiyeleri. |
| SADÂ-YI MÜREKKEB: | Sesin bir çok defalar tekrarı. |
| SEBK-İ MÜREKKEB: | Edb: Hem kısa, hem uzun ifâde tarzı. |
| SÜNNET-İ GAYR-I MÜEKKEDE: | Peygamber'in (A.S.M.) ibadet maksadıyla ara-sıra yapmış olduğu ameldir. |
| SÜNNET-İ MÜEKKEDE: | Peygamberin (A.S.M.) devam edip pek az terk buyurmuş olduğu sünnettir. |
| ŞEKKERÎN: | f. Şekerli, tatlı. |
| TEVEKKELNA: | Tevekkül ettik (meâlinde fiil). |
| TEVEKKELTÜ ALALLAH: | Allah'a tevekkül ettim (meâlindedir). |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EKKAF : | Eğerci, semerci. |
| EKABB : | İnce belli. |