| Kelime | Anlam |
|---|
| EKME: | (C.: Ekemât-Üküm) Yüksek yer. |
| EKMEH: | Anadan doğma kör. Tepe,bayır, yüksek yer. |
| EKMEHİYYET: | Ekmehlik, anadan doğma körlük. |
| EKMEL: | Mükemmel, en kâmil, eksiği olmayan, en mükemmel. |
| EKMEL-İ ENBİYA: | Nebilerin en mükemmeli, Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.M.) |
| EKMEL-İ MAHLUKAT: | Yaradılmışların en mükemmeli, Hz. Muhammed (A.S.M.) (Bak: Mefhar-i Kâinat) |
| EKMELÂNE: | Ekmel olana yakışacak şekilde. |
| EKMELİYYET: | Pek mükemmel ve kusursuz olanın hâli. Kusursuzluk, mükemmellik, noksansızlık, eksiksizlik. |
| İçerisinde 'EKME' geçenler |
|---|
| DEMEKMEK: | Katı, şedid. * Çok kuvvetli kimse. |
| EKMEH: | Anadan doğma kör. * Tepe,bayır, yüksek yer. |
| EKMEHİYYET: | Ekmehlik, anadan doğma körlük. |
| EKMEL: | Mükemmel, en kâmil, eksiği olmayan, en mükemmel. |
| EKMEL-İ ENBİYA: | Nebilerin en mükemmeli, Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.M.) |
| EKMEL-İ MAHLUKAT: | Yaradılmışların en mükemmeli, Hz. Muhammed (A.S.M.) (Bak: Mefhar-i Kâinat) |
| EKMELÂNE: | Ekmel olana yakışacak şekilde. |
| EKMELİYYET: | Pek mükemmel ve kusursuz olanın hâli. Kusursuzluk, mükemmellik, noksansızlık, eksiksizlik. |
| FELEKMEŞREB: | Mc: Sözünde durmaz, verdiği sözü tutmaz. * Kimine yâr olur, kimine olmaz. |
| FELEKMEŞREB: | Mc: Sözünde durmaz, verdiği sözü tutmaz. * Kimine yâr olur, kimine olmaz. |
| HİSABA ÇEKMEK: | Hesap sormak, hesap aramak. |
| MEKMEN: | (C.: Mekâmin) Gizlenilip pusu kurulan yer. Pusu yeri. |
| MEKMENE: | Pusu, gizlenilecek yer. * Define, hazine. |
| NEKMET: | (Bak: Nikmet) |
| REKME: | Cem'olmuş, toplanmış. * Yön, cânip. * Parça, cüz'. |
| SAMEKMEK: | Çok kuvvetli adam. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EKMEH : | Anadan doğma kör. * Tepe,bayır, yüksek yer. |
| EKMAM : | (Kimm. C.) Tomurcuklar. Ağaç çiçeklerinin kapçıkları. |
| EKABB : | İnce belli. |