Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ELİYY: Çok yemin eden adam.
İçerisinde 'ELİYY' geçenler
AMELİYYAT: Ameller. işler. * Bir bilginin iş olarak tatbiki. * Tıb: Operatörlük. Cerrahlık.
ASELİYYET: Bal hâli.
BELİYYAT: (Beliyye. C.) Felâketler. * Gamlar. Kederler.
BELİYYE: (C.: Beliyyât) Belâ. Müşkilât. Musibet. Âfet. Tasa. Keder.
CELİYYAT: (Celi. C.) Aşikâr, açık, aleni, meydandaki şeyler.
ECELİYYET: Sonradan vukuu şüphesiz olan hâdise.
ECHELİYYET: Çok bilgisizlik. Çok câhil oluş.
EKMELİYYET: Pek mükemmel ve kusursuz olanın hâli. Kusursuzluk, mükemmellik, noksansızlık, eksiksizlik.
ESFELİYYET: Aşağılık, âdilik, alçaklık.
EZELİYYE: Ezele mensub, ezel ile ilgili, ezelîlik.(S - Bütün silsilelerin Hâlik'ın vücub-u vücuduna kat'i şehadetleri göz önünde olduğu halde, bazı insanların madde ile maddenin hareketinin ezeliyeti cihetine zâhib olmakla dalâlete düştüklerinin esbabı nedendir?C - Kasd ve dikkatle değil, sathi ve dikkatsiz bir nazarla, muhal ve bâtıla, mümkin nazarıyla bakılabilir. Meselâ:Bir bayram akşamı, gökte ay ve hilâli arayanlar içinde ihtiyar bir zat da bulunur. Bu zat, gökteki hilâli görmek için bütün kasıd ve dikkatiyle nazarını göğe tevcih edip hilâli araştırmakla meşgul iken, gözünün kirpiklerinden uzanan ve gözünün hadekası üzerine eğilen beyaz bir kıl nasılsa gözüne ilişir. O zat derhal "Hilâli gördüm." der. "İşte bu gördüğüm Ay'dır." diye hükmeder.İşte sathî ve dikkatsiz nazarlar bu gibi hatalara düştükleri gibi, yüksek bir cevhere ve mükerrem bir mahiyete mâlik olan insan, kasdı ve dikkati ile daima hak ve hakikatı ararken, bazan sathî ve dikkatsiz bir nazarla batıla bakar. O batıl da; ihtiyarsız, talebsiz, dâvetsiz fikrine gelir. Fikri de, çar-naçar alır saklar, yavaş yavaş kabul ve tasdikine de mazhar olur. Fakat onun o batılı kabul ve tasdiki, bütün hikmetlerin mercii olan nizâm-ı âlemden gaflet etmesinden ve madde ile hareketinin ezeliyete zıt olduğuna körlük gösterdiğinden ileri gelmiştir ki, şu garip nakışları ve acib san'at eserlerini esbab-ı câmideye isnad etmek mecburiyetiyle o dalâletlere düşmüşlerdir. İ.İ.)
GAZELİYYAT: Gazel tarzında yazılmış şiirler.
MELİYY: Uzun zaman. * Zengin. Varlıklı. Maldâr. Gani. Eşraf.
TELİYYE: Borç bakiyyesi. * Tâbi olmak, uymak.
VELİYY: (C: Evliyâ) Yakın. * Amcazâde, emmi oğlu. * Yar, dost.
VELİYYE: (C.: Velâyâ) Ermiş kadın, veli kadın.
VELİYYULLAH: Allah'ın (C.C.) veli kulu.
VELİYY-ÜL EMİR: Âmir. Emir veren. Emir sahibi.
VELİYY-ÜN NİAM: Nimetler ihsan eden, iyilik eden kimse. * Şeyhülislâm. * Sülâlesinin ileri gelenleri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ELİBAB : Durdurmak. Lâzım olmak.
ELÂ : Arabçada söze başlarken kullanılır. İstiftah harfi tâbir edilir. Beş vecih üzere bulunur: 1 - Tevbih ve tenbih, 2 - İnkâr, 3 - İstifham-ı anin-nefiy, 4 - Arz, 5 - Teşvik ve rağbet ettirme, makamlarında.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...