Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ELUK: | Sefir, büyük elçi. |
| ELUKE: | Risalet. |
| İçerisinde 'ELUK' geçenler | |
| DELUK: | Dişleri kırılmış ve kütelmiş olan yaşlı deve. * Kınından çıkması kolay olan kılıç. |
| ELUKE: | Risalet. |
| HELUK: | Helâk olucu, helâk olan. * Fâcire kadın. Kötü hayata alışmış kadın. |
| SELUK: | Yemen vilâyetinde bir köydür ve "kilâb-ı selukiyye" denilen büyük köpekleriyle meşhurdur. |
| SELUKİYYE: | Kaptan kamarası. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ELUKE : | Risalet. |
| ELUF : | Ülfeti fazla, herkesle konuşup görüşmeye alışık olan kimse. |
| ELÂ : | Arabçada söze başlarken kullanılır. İstiftah harfi tâbir edilir. Beş vecih üzere bulunur: 1 - Tevbih ve tenbih, 2 - İnkâr, 3 - İstifham-ı anin-nefiy, 4 - Arz, 5 - Teşvik ve rağbet ettirme, makamlarında. |