Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EMİME: | Bir cins ot. Demirci çekici. |
| İçerisinde 'EMİME' geçenler | |
| ENKAZ-I REMİME: | Kazaya uğramış ve esaslı tarafları tahrib olmuş gemi veya tekne enkazı. |
| HEMÎME: | Yumuşak rüzgâr. * Ufak taneli yağmur. |
| İZAM-I REMİME: | Çürümüş kemikler. |
| NEMİME: | Söz götürme. Lâf taşıma. Bir kimse aleyhindeki sözleri ifsad maksadıyla kendisine eriştirme. |
| NEMİMEKÂR: | f. Koğucu, fitneci, dedikoducu, münafık. |
| ŞEMİME: | (C.: Şemâim) Güzel kokulu şey, râyiha. |
| TEMİME: | (C.: Temâyim) Heykel. |
| ZEMİME: | Zemme müstehak olan. Beğenilmeyen kötü hal ve hareket. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EMİHE : | Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |