Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EMAK: Uzun, tavil.
EMÂKİN: (Mekân. C.) Yerler. Mekânlar.
EMÂKİN-İ MUKADDESE: Mukaddes yerler, kutsal mekânlar.
İçerisinde 'EMAK' geçenler
DEMAK: Tipi (Kış gününde rüzgârın karı her tarafa savurmasıdır.)
EMÂKİN: (Mekân. C.) Yerler. Mekânlar.
EMÂKİN-İ MUKADDESE: Mukaddes yerler, kutsal mekânlar.
KEMAKL: (Kem-akl) Aklı kıt. Ahmak, ebleh.
REMAK: Bedende ruhun bakiyyesi. * Koyun sürüsü.
SEDD-İ REMAK: Ölmeyecek kadar yeyip içmek.
SEMAKİL: "Somak" ve "tadım" denilen ekşi taneler.
ŞEMAK: Neşat, sevinç. Ferah.
ŞEMAKMAK: Uzun, tavil. * şâd ve neşeli kimse.
ŞEMAK: Neşat, sevinç. Ferah.
ŞEMAKMAK: Uzun, tavil. * Şâd ve neşeli kimse.
TEMAKKUK: Dinlene dinlene içmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EMÂKİN : (Mekân. C.) Yerler. Mekânlar.
EMACİD : (Emced. C.) Emcedler, en şanlılar, en şerefliler, eşrefler, en fazla haysiyet ve onur sahibi olan kimseler.
EM : Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...