Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EMANİ: Emniyetler. Niyetler, gayeler, istekler. Arzular, dilekler.
f. Eminlik, korkusuzluk.
EMANİ-İ MAHSUSA: Hususi arzular, özel maksatlar.
İçerisinde 'EMANİ' geçenler
BÎ-EMANÎ: Emin olmamak. Emniyetsizlik.
EMANİ-İ MAHSUSA: Hususi arzular, özel maksatlar.
FEYLEMANÎ: Cüssesi büyük olan.
KEMANÎ: f. Kemancı. Keman çalan çalgıcı.
SEMANÎN: Seksen. 80
SEMANİYE: Sekiz. 8
Şİ'RA-ÜL YEMANÎ: Semanın güney yarım küresinde bulunan "Kelb-i Ekber" denilen burcun ve bütün semanın görünen en parlak yıldızı. (Sirius)
ZEMANÎ: Zamanla ilgili, zamana ait.
ZEMANİYAN: f. İnsanlar. Beşer.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EMANİ-İ MAHSUSA : Hususi arzular, özel maksatlar.
EMAN : Korkusuzluk. * Af ve yardım dileme. Eminlik. (Bak: Aman)
EMACİD : (Emced. C.) Emcedler, en şanlılar, en şerefliler, eşrefler, en fazla haysiyet ve onur sahibi olan kimseler.
EM : Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...