Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EMARE: | Alâmet, işaret, nişan, iz, ip ucu, belirti.(Gizli olan umura Şeriat emarelere göre hükmeder. İ.İ.) |
| EMARET: | Emirlik. Bir emir veya bey veya prensin idaresinde olan memleket. |
| İçerisinde 'EMARE' geçenler | |
| EMARET: | Emirlik. Bir emir veya bey veya prensin idaresinde olan memleket. |
| HEMARE: | Her zaman, her an, dâima. |
| ZEMARE: | Savt, ses, sayha, bağırış, çığlık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EMARET : | Emirlik. Bir emir veya bey veya prensin idaresinde olan memleket. |
| EMARAT : | Emareler, nişanlar, işaretler, ip uçları. |
| EMACİD : | (Emced. C.) Emcedler, en şanlılar, en şerefliler, eşrefler, en fazla haysiyet ve onur sahibi olan kimseler. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |