| Kelime | Anlam |
|---|
| EMED: | Son, nihayet. Gayet. Encam, intihâ. |
| EMEDD: | (Medd. den) Daha uzun, pek uzun, daha tavil. |
| EMEDD-İ A'MÂR: | Ömürlerin en uzun olanı. |
| İçerisinde 'EMED' geçenler |
|---|
| CEMED: | Dondurmak. * Buz, kar. |
| CEMEDÎ: | (Cemed. den) Buz gibi, çok soğuk, bârid. |
| EMEDD: | (Medd. den) Daha uzun, pek uzun, daha tavil. |
| EMEDD-İ A'MÂR: | Ömürlerin en uzun olanı. |
| GAYR-I MUTEMED: | Kendine itimad edilmeyen. |
| KEMED: | Gam, tasa. |
| MEMEDD: | (Masdar-ı mimî ve mekân ismi) Bir şeyin uzandığı, serildiği yer. |
| MİLEL-İ MÜTEMEDDİNE: | Medenileşmiş milletler. |
| MU'TEMED: | Kendine güvenilen. İtimad edilen kimse. Kendinden emin olunan. Ziyadesiyle doğru ve müstakim olan. |
| MU'TEMEDÜN-ALEYH: | Kendisine itimad edilen ve güvenilen kimse. |
| MÜSTEMEDD: | Kendisine yardım edilmiş olan, yardım edilen. |
| MÜTEMEDDİH: | (C.: Mütemeddihîn) (Medh. den) Kendini medhedip öven. Temeddüh eden, övünen. |
| MÜTEMEDDİHÂNE: | f. Kendini medhederek, övünerek. |
| MÜTEMEDDİHÎN: | (Mütemeddih. C.) Kendini medhedenler, övünenler. |
| MÜTEMEDDİN: | Medeni, görgülü, terakki etmiş. Şehirleşmiş olan. Bedeviliği, göçebeliği bırakıp medenileşmiş olan. |
| NEMED: | f. Keçe. |
| NEMEDÎN: | f. Keçeden yapılma. |
| NEMED-PÂRE: | f. Keçe parçası. |
| NEMED-PUŞ: | f. Keçe giyen. Derviş. |
| NEMED-ZÎN: | f. At eğeri altına konulan keçe. |
| NEMED-PUŞ: | f. Keçe giyen. Derviş. |
| REMED: | Gözün ağrıması, göz kapağı iltihabı. |
| SEMED: | Devamı gelmeyen sarnıç suyu. |
| TEMEDDÜD: | Çekilmek. * Uzamak. * Gerinmek. |
| TEMEDDÜH: | Kendi kendini övmek. Kendini beğendirmeğe çalışmak. böbürlenmek. |
| TEMEDDÜHÂT: | (Temeddüh. C.) Temeddühler, böbürlenmeler. |
| TEMEDDÜN: | Medenileşmek. şehirlileşmek. Medeni olmak. |
| TEMEDRU': | Ferace ve kaftan giymek. Çarşaf giymek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EMEDD : | (Medd. den) Daha uzun, pek uzun, daha tavil. |
| EME : | (C.: İmâ-İmât) Câriye, kadın köle. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |