| Kelime | Anlam |
|---|
| EMEDD: | (Medd. den) Daha uzun, pek uzun, daha tavil. |
| EMEDD-İ A'MÂR: | Ömürlerin en uzun olanı. |
| İçerisinde 'EMEDD' geçenler |
|---|
| EMEDD-İ A'MÂR: | Ömürlerin en uzun olanı. |
| MEMEDD: | (Masdar-ı mimî ve mekân ismi) Bir şeyin uzandığı, serildiği yer. |
| MİLEL-İ MÜTEMEDDİNE: | Medenileşmiş milletler. |
| MÜSTEMEDD: | Kendisine yardım edilmiş olan, yardım edilen. |
| MÜTEMEDDİH: | (C.: Mütemeddihîn) (Medh. den) Kendini medhedip öven. Temeddüh eden, övünen. |
| MÜTEMEDDİHÂNE: | f. Kendini medhederek, övünerek. |
| MÜTEMEDDİHÎN: | (Mütemeddih. C.) Kendini medhedenler, övünenler. |
| MÜTEMEDDİN: | Medeni, görgülü, terakki etmiş. Şehirleşmiş olan. Bedeviliği, göçebeliği bırakıp medenileşmiş olan. |
| TEMEDDÜD: | Çekilmek. * Uzamak. * Gerinmek. |
| TEMEDDÜH: | Kendi kendini övmek. Kendini beğendirmeğe çalışmak. böbürlenmek. |
| TEMEDDÜHÂT: | (Temeddüh. C.) Temeddühler, böbürlenmeler. |
| TEMEDDÜN: | Medenileşmek. şehirlileşmek. Medeni olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EMEDD-İ A'MÂR : | Ömürlerin en uzun olanı. |
| EMED : | Son, nihayet. Gayet. Encam, intihâ. |
| EME : | (C.: İmâ-İmât) Câriye, kadın köle. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |