Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EMN: | Eminlik. Korkusuzluk. Emniyet. Bir şeye itimad etmek. İnsanda doğruluk ve imandan ileri gelen yüksek bir meleke ve kabiliyet. Rahatlık. |
| EMN Ü ÂSÂYİŞ: | Eminlik ve rahatlık, korkusuzluk, tehlikesizlik, güvenlik. |
| EMN Ü EMÂN: | Korkusuzluk ve emniyet hâli. |
| EMN Ü EMÂNET: | Emniyet ve eminlik. |
| EMNİYET: | (Emniyyet) : Eminlik, emin olma hâli, korkusuzluk, tehlikesizlik. İtimad, güvenme, inanma. Polis ve zabıta teşkilâtı. |
| EMNİYET-İ TÂMME: | Tam bir emniyet ve korkusuzluk. |
| İçerisinde 'EMN' geçenler | |
| ADEM-İ EMNİYET: | Emniyetsizlik. Güvensizlik. |
| ÂLEMNÜMA: | f. Dünyayı gösteren. |
| DEMNE: | f. Fırın ve ocak bacası. |
| EMN Ü ÂSÂYİŞ: | Eminlik ve rahatlık, korkusuzluk, tehlikesizlik, güvenlik. |
| EMN Ü EMÂN: | Korkusuzluk ve emniyet hâli. |
| EMN Ü EMÂNET: | Emniyet ve eminlik. |
| EMNİYET: | (Emniyyet) : Eminlik, emin olma hâli, korkusuzluk, tehlikesizlik. * İtimad, güvenme, inanma. * Polis ve zabıta teşkilâtı. |
| EMNİYET-İ TÂMME: | Tam bir emniyet ve korkusuzluk. |
| GAYR-I MEMNUN: | Devamlı. Kesiksiz. * Minnetsiz, sürekli. |
| KADEMNİH: | f. Ayak basıcı. |
| KADEMNİHADE: | f. Gelmiş, ayak basmış olan. |
| KEMN: | Gizlemek, gizlenmek. |
| KEMNAM: | f. Adı sanı belirsiz. Namsız, şöhretsiz. |
| KEMNE: | Tıb: Karasu adı verilen bir göz hastalığı. |
| MAAL-MEMNUNİYYE: | Memnun olmak suretiyle. İsteyerek. Gönül rızası ile. Memnuniyetle. |
| MEMNU': | Yasak. Menedilmiş. Mâni olunmuş. |
| MEMNUAT: | (Memnu ve Memnua. C.) Yasak şeyler. |
| MEMNUİYYET: | Yasaklık. Haram veya yasak oluş. |
| MEMNUN: | (Minnet. den) Hoşnud. Razı. Minnet altında bulunan. İyiliğe nâil kılınmış. Çok muteber olan şey. Çok beğenilen. Ölçülü ve hesaplı olan. * Kesilmiş. |
| MEMNUNEN: | Sevinerek, memnun olarak. |
| MEMNUNİYYET: | Mesrur oluş. Şâdlık. Mesruriyet. |
| MINTAKA-İ MEMNUA: | Yasak bölge. |
| MÜNEMNEM: | Nakışlı. Zinet verilmiş. |
| MÜNEMNİM: | Ziynet verici, süslendirici. |
| NEMNAK: | f. Nemli, yaş, ıslak. |
| NEMNAKÎ: | f. Nemlilik, ıslaklık, yaşlık, rutubet. |
| SEMN: | Semizlik, beslilik, yağlılık. * Tereyağı. |
| TEMNİ': | (Mübalağa ile) Men etmek, engel olmak. |
| ZEMN: | Kötürüm olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EMN Ü ÂSÂYİŞ : | Eminlik ve rahatlık, korkusuzluk, tehlikesizlik, güvenlik. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |